Edebi Notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebi Notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

40 Yıl..


Geçmişe duyulan özlemin kokusumudur kahve?

Onun içinmi denir her daim,
40 yıl hatırı var diye?




Kaç 40 yıllar göreceğim belki ben..
Belki de yalnız 1 tane..




Peki diyemecekmiyim acaba bir gün ?
Kaç 40 yıl'ım olsa erinmeden sererim önüne..

Sen-Ben


Sen denilen kimdir ki?

Hep onadır methiyeler..
Bazen,
Yitip gitmiş bir baba mı?
Gidipte dönülmeyeceği bilindiği halde..
Bazen ,
Çok uzaklardaki bir kuzen mi?
Bir olan gönüllerin ötesinde,bir olabilmenin her daim zor olduğu..
Bazen,
Karşımdaki sen mi?
Bazen ise,
Sana yansıyan ben mi?

Acı Kahve..


Bugün kahve içmedim,

Onun yerine ufacık bir Beyoğlu Çikolata'sı aldım yanıma..
Ve bir de kitap,yeni ufuklara yol alırcasına..
Okudum,yazdım,not aldım..
Sonra..
Düşündüm,duydum,üzüldüm..
Tekrar düşündüm..
Ve
Öylece kalakaldım,
Ağzımda kahve yaren'i çikolata tadı
Dimağ'ımda sen ve senin hissettiğin acı..
Kahve mi?
Yoo kalsın..

Acı..


En acı'sı ne biliyormusun?

Nasıl içtiğini bilememek ,
Kahve'ni?
Sade?
Belki..
Orta ?
Çokca olası..
Şekerli ?
Bir ihtimal..
Ya lokum?
Lokum severmiydinki yanında?

Sahipsiz Mektuplar..




Hayat bazen sahipsiz mektuplar yazmayı gerektiriyor sanki..kelimelerin


dilinden anlamıyorsa 


muhattabı yada bazen anlatmamayı anlatıyorsa için..gizli gizli sayfalar


dolusu yazmalısınki içindeki özgürlük kelebekleri göklere ulaşsın harf harf..





Varsın muhattabı olmasın dilinden dökülenlerin..sen uçurdun ya özgürlük


kelebeklerini..harf harf yolladın ya,pamuk pamuk bulutlara..elbet bir gün 


yağmur olup düşer avucuna..



Yalan..

Kadın 30'lu yaşlarda..3 çocuk annesi..1'i yolda..
İstanbul'da doğmuş büyümüş..bir sevgi uğruna küçük bi sahil kasabasına gelmiş..
Küçükde olsa evini çok sevmiş..her gece sarhoş olsada kocasını..
Ona 4 çocuk vermiş..1'i erkek..
Küçük bi yerde yaşadığından tek meşgalesi çocukları imiş..
Bir de kocasının bazı akrabaları..
Bu akrabalar içinde genç olan,kendini kadına yakın gören bi isim varmış..
Ayşen..
Ayşen anaokulu öğretmeniymiş..
Kimsesiz çocuklara ablalık yapıyormuş..kendisi gibi kocaman yüreğiyle..
Yine birgün kadın'ın evine gelmiş..
Terk edilmiş ama annesinin yolunu,en azından aramasını bekleyen bir çocuktan bahsetmiş..
Kadın çok üzülmüş,ne yapabiliriz demiş..
Ayşen'de en azından telefonda annesi gibi görüşsen demiş..
Kadın şaşırmış,birazda ne yapacağını bilmez halde tamam demiş..
Birkaç kez konuşmuş çocukla telefonda..
Neden gelmiyorsun anne? demiş çocuk..
Kadın annesi gibi geleceğim tatlım,ama akıllı uslu sen beni bekle demiş..
Her konuşma yüreğini dağlamış,gözleri dolmuş..
Ama hiç gidememiş o çocuğu görmeye..
Kendi çocuklarıda  küçükmüş çünkü..
Birde o zaman böyle kolay değilmiş herşey..
90 'lı yılların başındaymış..
Kadın çok geçmeden eşini kaybetmiş..
Unutmuş çocuğuda..kendi çocuklarınıda..
Aslında hep yanyana olsalarda..herbirinin içi başka yerlere savrulmuş..






Epey zaman sonra büyümüş çocuklar..
Annesi'nin kimsesiz çocukla telefon konuşmalarını gizliden dinleyen küçük kız..
Yıllar sonra Ayşen abla'yı bulmuş internetten..
Düşünmüşki o çocuk şimdi hemen hemen kendi yaşlarda..
Acaba o yalan'dan sonra daha bi nefret mi etmiş annesi'nden bilmek istemiş..
Yoksa masum bir yalan'la anlıkda olsa mutlu olduğu için..
Herşeye rağmen içinde yeşermişmi sevgi??


Soramamış kız..
Sadece umut etmiş..
Anne'sinin sevgisinin telefondan da olsa ona ulaştığını düşünmüş..


Ve bazen YALAN söylemenin kötü olmadığını..

Mor..


Sen en çok MOR'u seversin bilirim..
MOR dağları,MOR düşleri,MOR yaşamı
Ve MOR ötesi duyguları..
Bense seni severim..
MOR'dan dünyada sevginle,içtenliğinle kaybolurum..
An olur seni bulurum en olmadık yerde..
Nerde bir MOR görsem,orda sen..
Ve MOR'dan gezegen de SEN-BEN..

Ben sen de MOR'un her tonunu ayrı bi severim..
Ayrı bi yaşarım güzelliğini..
En çok da EFLATUN düşlerle uyanmayı severim yanıbaşında..
Sonra minicik cebime sığdırırım düşleri..
MOR'u ve seni alır çıkarım yollara..
Kapkara sıkıntılar bi soluk gibi hep arkamda,
Sen hep aklımda.. 

Birden sıyrılırım siyahtan
Bir sen olurum,bir evren
Bir de bizi birleştiren
O MOR gezegen.. 

Bunu sanırım yaklaşık 10 yıl önce,hatta daha bile fazla olabilir,canım kuzenime yazmışım,o da taratıp bana göndermiş,kendi eserim olunca paylaşmak istedim,kendisi şuanda yurtdışında yaşıyor,çok fazla görüşemiyoruz,ama kalplerimiz bir :)

Kısa Denemeler..

gül dokurdu gözlerin,şizofren ruhumun derinliklerine işlerdi yavasca..

gül dokurdu gözlerin..

karalara bürünmüş bir ölüm sessizliğinin MAH-I gibi aydınlatırdı minik dünyamı..

yasanır kılardı belkide..

***************************

kanayan aynalarda yüzüm..

çok soluk ve eski

ve benden öyle uzakki…

********************************

daragcında bir cesedim yavasca salınan

yasıyorum sanıpta

her günü yaglı urganda son bulan..

*************************************

seni sevmek nefes almak gibi

asla vazgeçilemicek

bu her nefeste seni solumak

hasretinle seviştirmek duyguları

sonra gözleri yatırıp uzaklara

sevinçle beklemek gelecegin günü..

***************************************

karanlıklar aynasının örtünmüş siyahıdı gözlerin

gül dokurdu yavasca

ruhumun sen tarafına

hüzünler melodisinin lirik dramını anlatırdı

bi bebek masumlugunda bana..

*********************************************

seni sevmenin bu kadar güzel,bu kadar acı,

bu kadar ümitli,bu kadar ümitsiz..

bu kadar-ne olursa olsun-olacagını bilseydim..

yine seni severdim..

ruhumun ve benliğimin eşsiz sahibi..

*******************************************

geceleri beni aydınlatan kırmızı bi mumun yansımasıydı suretin

ve eriyip düserke her bir parcası yüreğimin topraklarına..

bedenime iz bırakıyordu göz yaslarının tuzu..

hiç bitmicek kadar sevilmiştin sen..

oysaki bitmiştin..

ama öyle sevilmiştin..


Aşk Yok Olmaktır Gözlerinde..

Sevgilim,


Sana bu mektubu yazmadan önce,içimde biriktirirken herşeyi ve ne sen beni ne ben seni görmemişken daha..ben minicik bir kız sen minicik bir oğlanken..Aramızda kilometreler dağlardan yollar yapmışken,çok sevdiğim babacımla mutlu huzurlu yaşarken ve henüz hayatın geçekleriyle daha yüzleşmemişken,hayatı tatlı şekerden bi bulut sanarken…Babacığımın kalbinde uykuya dalmıştımda önce kötü bi kabus sorasındada seni görmüştüm,babacığım gidiyordu bir daha gelmemecesine ve beni yalnız bırakıyordu kör karanlıklarda,ben o karanlıklarda yürüme gayretindeyken,birden minik bir el uzanmıstı da şaşa kalıp uyanmıştım terler içinde babacığımın deniz kokulu kalbinde..Yüzü korku doluydu beni öyle görünce ama sonra öyle bir sevgi dolu bakmıştıki unutulup gitmişti hersey zihnin derinliklerine..


Yıllar geçmiş birazda büyümüştüm.Hayatımızda tam birşeyleri rayına oturturacakken birden gitmişti canım deniz kokulu babacığım,dona kalmış ağlayamamıştım.Rüyam gerçek olduğu içinde kendimi sorumlu tutmuştum herşeyden.Kapılarımı kapatıp herkeslere yaşama hapsetmiştim kendimi.Ah bilebilsen ne zor günlerdi.Böyle mutsuz,huzursuz,umutsuz geçivermişti de günlerim birden bir tesadüfler yumağı karşıma seni çıkarmıştı.Önce anlayamamıştımda güvenememiştimde.Öyle ya o kadar çok insana sevgi vermek,güvenmek istemiştimde hep üzülen ben olmuştum.Birgün bir sahil kasabasında görüşüvermiştikde masada gözlerime baka baka elini uzatmıştın,işte o zaman rüyamı anımsadım hiçbişi diyemeden sana ve gözlerinde yok olurcasına baktım,baktım,baktım..Sonra tuttum sımsıkı ellerinden bir daha bırakmamacasına..




Aşk gözlerinde kaybolmaktır sevgilim..ve benim yerim sonsuza kadar orasıdır..

Masalını Arayan Kahraman

MASALINI ARAYAN KAHRAMAN

KAHRAMANINI ARAYAN MASAL

Hangisi gerçektir?Bir insan durmadan masalınımı arar?yoksa bir masal içinde kaybolmuş kendinimi?

Kendi içinde uzun yolculuklara çıkar önce ve sonra bir masal seçer kendine..Benimki KİBRİTÇİ KIZ olmalı..acaba burda masalın içindeki KİBRİTÇİ KIZ-PRENSES`miyim?yoksa onları okuyan GÜLİN`miyim?Çok karışıyor birbine..


Gözyaşı..



gecenin siyah gözlerinde
hüznün ışığı 2 damla
yağmurmu?değil..
deniz mi?hayır..
gözyaşı sadece
ve kalbin yakarışı sessizce
tabi görebilene..


Siyah..



gökyüzünün kurşuni siyahında
kaybolan bir çift göz
yıldız yıldız.
örtbas edivermekte kendini
zifiri karanlıkların içine salıvermekte
korkumu adı?aşkmı?
ben mi?
yoksa
sen mi?


Düş Çeşitlemesi..

Ihlamur renkli büyük kentin en ücra köşlerinden birinde,ruhuda ücralıkalra yol alan bir düşüm ben..bogazımda düğüm düğüm acılar ve yutkunamamanın verdigi o amansız vede uyuz durum..mor düşlüklü odamda renksiz bir düşüm..ama ben kimin düşüyüm?

düşümün sahibimiyim?sahibimin düşümüyüm?

Çoğul Yalnızlık

ne kadar zamandır böyle bilmiyorum..Akşam üstlerinin o yoğun insan kalabalığında kendimi yığınlar içinde en az herkesin yalnız olduğu kadar yalnız buluyorum..Karanlıkta seçemiyorum yüzlerini,birkaçı omuzuma değecek kadar yakın bana..Gözlerine bakıyorum-yok-sadece bir bembeyazlık..Yalnızlıktan körelmişcesine..

Oysa gözer sevincin,hüznün kalesidir..Seviçte yok hüzünde o bembeyazlıkta..boş,bomboş ve yalnız..İnsanoğluartık kendisiyle öyle yalnızki fark edemiyor diğerinin yalnızlığını..Bu çoğul yalnızlıkta tekil bireyler olarak ilerliyor sadece..ama nerden gelip,nereye giderken o belli değil..

Loş..


Loş bir mum ışığı kaplıyordu odamı..içimde nahoş hüzünler,penceremde sensiz yıldızlar ve yanıbasımda suretin..

Suretinin hayali daha bi çekilmez oluyordu bugünlerde,anısmayabilekse bi o kadar zor..nasıldıki suretin?neye benziyordu?en çok sevdiğimemi?beni en çok sevenemi?rüzgarın ugultusu gibi tırmalıyorsu bu soru duyma organlarımı..

HAYIR..HAYIR..SEN DEĞİLDİN O,SEN HİÇBİRŞSEYDİN ASLINDA…

SURET BENDİM..

BENDEKİ SEN,SANA YANSIMIS OLMALI..

YADA

YO YO HAYIR

SENDEKİ BEN BANA YANSIMIS OLMALI..

Suretin kayıp olsada..ruhun benim biliyorum..ve umut ediyorum bi gün gercekten gözümlede görebilmeyi seni..

Çünkü aşk bu..

Seni gözümlede görebiliyorsam şairin dediği gibi..

Ruhunun arayıslarından çıkıp ,gizli kalmıslılarını ezberlemiş ve sıyırmıs olunca seni kendimden,gözümlede görebileceksem..anlam katıp mavili mor düşlere yol almayıp onları gercekten var edebileceksem..

Suretin suretime gercekten degdiginde vede dudagın seni hissetiiginde..

SURET RUHU BULACAK VE BENDE SENİ…


Uzak-Yakın

Uzaktaki yakın
Ruhunun gizli mabetlerinde dolaşandır..

Yakındaki uzak
Seni sadece cismi olarak algılayandır..

Ve bu 2`sinin arsında ince bir çizgi vardır..
Çoğu zaman farkedilmez pek ama,kalp denilen şey genelde yanılmaz,içgüdüsel olarak..

Hem uzaksın bana,hem yakın
Cismin şimdi uzaklarda mışıltılara dalmakta
Yakınsın
Ne tarafa baktıysa gözler ordasın
Kalbime sordum,üzgün,kırgında olsa
ORDASIN..
Ama saklanmışmısın ne ??


Sen..


Şimdi ne yazmalı?
Seni mi?Sensiz günlerimi?

Her kapı sana çıkıyor.Hayatı yazmak istiyorum,hayat sen..ilk kapı sen son kapı sen..ardısıra geliyor herşey..ekmek sen,su sen..en güzel günler sabahları senin aydınlattığın günler,en büyük korku sensizlik korkusu ev en kötü kabus birgün birlikte baş koyduğumuz yastığın boş kalışı..

Sen yoksun,herşey öksüz misali..duvarda güzel günleri betimleyen resimler,yatağım,yorganım,ruhum ve ben..

Öksüz,örselenmiş bir sevda gidişinin akıbeti ve yitik bir hayat..



Sıkıldım..

yalnızken daha yalnız olmaktan
sıkıldım artık bu hayat denen oyundan
hani güzel günler başlayacaktı
attığımız o ilk adımın ardından

pembe düşlere yol alırken
kim söktüde kanatlarımızı düşüverdik birden
hayat böyle bir oyunmu?
sevdiğini erkenden alıveren elinden

nice sevilenler kaybedildi
kimi küsüp gitti,kimi bu dünyadan yitti
koskoca boşluklara atıverdi hepsi
bu minicik yüreği

oysa sen farklıydın,
yaralarımı saracaktın
bulutlara uçurup beni
pamuk pamuk saracaktın
sözler vermiştik birbirimize
hani çok mutlu olacağız diye
ne olduda bitiverdi
sönmüş balon misali hepsi..

gülin derki
bu hayat bi oyundur
nice düşler kaybolur,nice sevdalar unutulur
yalnız olmak senin boynun borcudur
öde borcunu yavaş yavaş..

10 temmuz..

rüzgar balkonuma ılık ılık,usul usul gelivermekte..bense ağaç dallarının hışırtısıyla dalıp gitmekteyim kendi derinliklerime..herkesin içinde ama bi o kadar da yalnızım,lal olmuş dillerimle kala kalmışım,dizboyu yalnızlık sürümekteyim..

kimse görmek istemediğindenmi yoksa görüpte görmezden geldiğindenmi bilemiyorum,belkide biraz kendi seçimimdir bu hayatı yaşamak,ama yinede kader diye birşeye inanıyorsak,kendi kaderimizinde kimi zaman kendi elimizde olduğu biliyoruz demektir..ve bu açıdan bakınca bazen bende itiveriyorum elimin tersiyle hayatı,ve bu yüzden ıskalıyorum hep bişileri..bu durumda kendimden başka suçluyacak kimsem yok..ne acı..her halükarda yalnızım herkes içinde..

Sigara..


Bir sigara daha yaktım sensizliğe inat..ama çekmedim içime..yanıp yanıp sönecek şimdi..ve sonra bir tane daha yakacağım,bütün paramı feda ettim uğruna..kendim gibi yakıp yakıp yok edeceğim sigaraları ve küllerimle başbaşa olacağım..

Sensizliğe inat biraz alkol alacağım,ama sigaralar gibi olmayacak O`nun sonu..boğazımdan geçişini hissedeceğim bir nefeste..içip içip birazda kafayı bulacağım..

Sensizliğe inat hiç ayılmayacağım,içtikçe seni bulacak buldukça kaybedeceğim..

Sana olan inadım,kendime inadım olacak..ve ben yine başa döneceğim..

Bi paket sigara daha alacağım son paramla,içmesemde..seni içime çekemediğim gibi yanıp yanıpsönüşünü izleyeceğim yine..

Ve bir paket daha..

En sevdiğin şarkıyı dinleyeceğim defalarca,yeşiller giymiş bir çift gözün esiri olacağım,sırf sensizliğe inat..

DESTİNA diye adımı çığıracaksın ama duymıyacağım seni,duvarlar ördüm aramıza sırf sensizliğe inat..

Dalıp dalıp gideceğim yitmişliklere..
Ve sonra geri döneceğim
İsa`nın çarmıha gerilip,sonra dönmesi gibi..

Acımı acınla yıkayacak duygular ve ölüm sevişecek uçsuz uçurumlarda sensizliğimle..ama yinede var olacağım sensizliğe inat..

Her gün ölümle sevişecek ruh..
Ve her gün seni bulup kaybedecek..