Gezdim Gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezdim Gördüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Van Gogh Alive

Dün çok istediğim,Van Gogh Alive sergi'sine gittim nihayet.Her ne kadar yol biraz yorsada,çokca keyif aldım,bol bol fotoğraf çektim,izledim,şaşırdım,sonrasında ise gezdim,gezdim geldim :) 



Sergi Karaköy Antrepo 3'te..Karaköy'den yürüyerek yada Kabataş'tan tramvay ile ulaşmanız mümkün.Ama pratik'lik açısından Kabataş yönünü tercih etmenizi öneririm.

Giriş ücreti öğrenci 8,tam 15 tl..

Giriş akabinde büyükçe bir salon'da birkaç tablo fotoğrafı gördük,herhangi bir yönlendirme olmadığı için biz önce şaşırıp kaldık,bumu yani diye?Neyseki sonra ise sergi'nin olduğu kısmı tesadüfen farkedip içeri doğru karanlık ve bol sesli koridordan yürüdük..Nihayetinde sergi'yi gördük..Sergi büyükçe ekranlara yansıtılan tablo'ların içine alıp götürdü bizi..Atmosfer ve müzik'ler harika'ydı.Genel'de herkes yerlere oturmuş şekilde izliyordu sergi'yi,keşke oturacak birşeyler olsa idi.Yarım saat kadar süren görsel şölen'in yanında Van Gogh'un sözleride bazı ekran'larda paylaşılıyordu,ve bu sözleri okurken epey karamsar olduğunu düşündüm şahsen.Gerçekten sözlerindeki hüzün tablo'lalarınada yansımış gibi idi.

Büyükada Kaçamağı

Bayram bitti..tatile gidenler'in yavaş yavaş evine dönmesi gibi,bizlerde bloglara dönmeye başladık :) E haliyle hepimizin anlatacak çok şeyi var..Ben'de dedim arayı daha açmıyayım,iyisimi yavaş yavaş paylaşmaya başlıyayım..


Bu bayram değişik birşeyler yapalım düşüncesi ile hep aklımızda olan,ama erteledikçe ertelediğimiz mini tatil'imizi hayata geçirelim istedik..Yakın ve sevdiğimiz bir mekan olmasından dolayı Büyükada'yı tercih ettik..Her ne kadar  bilsemde bana sürpriz olan detayları oldu..Bizde bayram'lara çokca önem verildiğinden 1 gün kalabildik ama,5 gün gibi yaşadık :)


Arife günü bu postu yayınladıktan sonra,çantamızı sırtımıza alıp yola koyulduk..Motor'la deniz havası ala ala Büyükada'ya vardık,kalacağımız mekanı bilmiyordum,ama tahminlerimden biri tuttu..Büyükada iskelesinin hemen karşısındaki Panorama Butik Otel'di mekanımız..Daha önce oldukça tarihi bir yapı olan Splendid Otel'de kalmıştık,ama bina'nın ahşap olmasının akabinde getirdiği bazı sorunlar yüzünden bu kez farklı bir mekan olsun istedik..Yalnız gördüğüm kadarıyla bayağı bir yenilenmiş idi Splendid Otel,bir aramak gerek belki  o sorunlardan eser yoktur şimdi kimbilir :)


Otel iskele'ya yakın olunca 2 dk'da ulaştık..Manzara'ya karşı nefis bir türk kahvesi içtikten sonra odaya çıktık..Oda gayet temiz ve düzenli idi..Özellikle manzarasını çok beğendim..Ayrıca bilgilendirici detay'lar,düşünülmüş ufak hoşluklar,sanki daha uzun süre tatil yapacağız hissi uyandırdı bende :) 








Balkon'da biraz manzara'nın tadını çıkarttıktan ve eşofman'larımızı giydik ve kendimizi hemen Büyükada sokaklarına attık..Benim aklımda olan tek şey vardı,bisiklet'e binmek..zar zor sevgili kocamcım'ı ikna ettim,hatta çiftli bisiklet'e binmeye  :) ve böylece eğlenceli saatler başlamış oldu :)


Önceleri sürmek'te zorlansakda sonra bir alıştık,pir alıştık..Ama yokuş'lar ve bisiklet biraz zorladı bizi (vitesinde porblem vardı çünkü)..ben arada yokuşlarda inerek fotoğraf çektim,kocamcım'da bisikleti sürüdü..sonra yine bindik,durduk yine bindik :) daha önce Büyükada'da fayton'la büyük ada tur'u yaptığımız için,bu kez bisiklet'le piknik alanı olan Dilburnu'na gidelim dedik..Bisiklet'le son sürat gidip,bol bol güzel fotoğraf çektik,ben papatya ve kozalak topladım,ağaca tırmandım,hatta hamak bulup sallandım,mis gibi çam ve deniz kokusu soludum,sonsuz bir de huzur aldım yanıma,kendime geldim..











1 saat diye kiraladığımız bisikleti yaklaşık 2 saat boyunca sürdük,ittik..hatta ben çoğu zaman arkada ellerim boşta deli gibi şakıyarak bi nevi kendimden geçtim :) o tarihlerde adadaysanız bilinki o deli bendim :)

Ne zamanki acıktık o zaman dedik dönelim..Her ne kadar Büyükada'da balık yenilir densede biz sevgili kocamcım'ın pek sevmemesinden dolayı tavuk tercih ettik,Cafe Fortunato'da..çok süper diyemem ama fenada değildi..Sonrasında Prinkipo'dan alınmış bademli,muzlu ve adını unuttuğum diğer bi çeşitli dondurma ile yemek üzerine tatlımıda ihmal etmemiş oldum :)




Ama gündüz'ki güzel hava yerini soğuğa bırakınca içmizi ısıtmak için Mado'ya gidip sıcak çikolata'da içtik dondurma üzerine :) 



Uzun uzun sohbet ettik..Etrafımızdaki insanları gözlemledik..

Sonra kısa bir ada tur'u ve alışverişi yapıp tekrar otele döndük..

Odamızın güzel manzarası eşliğinde balkonda yine sohbet ve ufak bir atıştırma seansı yaptık..alışveriş yaparken çantama bir sürü şey doldurmuştuk çünkü :)

(böyle yazınca durmadan yemişiz gibi oldu ama yok,o gün yemek çılgınlığı yaşamadık yani,kafi miktarda yedik)


Sabah 8:30 -10 :00 arası kahvaltı etmemiz ve 12:00'de çıkış yapmamız gerekti..

Kalktık,hazırlandık ve çantamızı'da yanımıza alıp lobi'ye indik..(tekrar odaya çıkmak istemedik,buarada gezeriz dedik :) )



Bu güzel kahvaltı tabağı ve minik bir açık büfe ile karşılaştık..yine bol huzurla kahvaltımızı ettik,biraz dergi bakındık ve son ödememizi yapıp otelden ayrıldık..

Otel'den çıkar çıkmaz bu kez çarşı içersinden yürüyüp liman/marina kısmına geldik..harika evler gördük,hayaller kurduk,deniz kokusu soluduk,bir bankta oturduk ve bol bol fotoğraf çektik..iskele'ye doğru yürüyüp motor saat'ini kontrol ettik,nefis lokma'lar yedik,güvercin'leri yemledik ve herkes Büyükada'ya gelirken biz bayramın 1.günü olması itibariyle 12:00 gibi ayrıldık..(oldukça büyük turist kafileleri geliyordu o sırada motorlarla,hatta rehberler bile,ada çok kalabalık napacağım ben bu kadar insanla diye hayıflanıyordu kendi kendilerine)













Dönüş'te bu kez motor'da fotoğraf çekme çılgınlığı yaşadık,ardımızda bıraktığımız Büyükada ve güzel gün'ün anıları ana ana evimize geldik,giyindik,hazırlandık ve bu kez bayramlaşma seromonisi için yola koyulduk..

1 günlük mini tatilimizde biz çok eğlendik,huzur dolduk,keşke hep burda yaşasak dedik,ciddi ciddi düşünüyoruz ama artıları,eksileri iyi tartmak gerek sanırım..

Umarım sizde keyifle okursunuz..Ada'da yaşayıp bilgi sahibi olanlar varsa yorumlarını beklerim..Benim çocukluğum benzer bir yerde geçtiği için en büyük hayallerim'den biri yine denize bir adım olan bir yerde yaşamak :)

Bu arada oteli önerirmisiniz derseniz temizliği ve manzara'sı açısından kesinlikle,ilgi kısmı biraz vasat'ta kaldı sanırım..yani zaten çok az kişi vardı,daha ilgili olmalarını bekledim şahsen..ama gidilesi bir yer yinede..bu arada sadece aile kabul ediyorlar yanılmıyorsam,kimliklerimize uzun uzun baktılarda..yada biz aile gibi durmuyorduk herhalde :)

Daha çok fotoğraf var ama onlarıda sonra ayrı bir başlıkta paylaşırım artık..up 


Buraya kadar okuydaysanız ne mutlu bana..


Teşekkürler..

Sevgiler..




İş Bankası Müzesi-Eminönü

En son burada ordan,burdan birşeyler yazmış,Fatih ve Eminönü'ne ufak bir gezi yapacağım demiştim..Esasın'da bir zorunluluktan dolayı Fatih'e gitmemiz gerekti..(Merme'min telefonunu tamirden almak için)..Ama ertesi gün'de kursumuz olduğu için almamız gereken malzemeler vardı..E dedik zaman var,o zaman biz bi bu malzeme'nin membaa'na gidelim..Biraz tarih soluyalım,araya ufak bir müze gezi'si bile sıkıştırabiliriz belki..


Gerçekten tam da düşündüğümüz gibi oldu..Önce sabah güzel bir kahvaltı yapıp,sonrasında yollara düştük..Güzel İstanbul'umuz o gün bi jest yaptı sanki,neye binmek istesek(otobüs,metrobüs,vapur) tam gittiğimiz saat'de bizi bekliyordu :)  


Tarihi yarımada'nın havasını solurken ben bi yandan anlatıyordum,ben burayı biliyorum,şurda dedemler oturuyordu falan diye..(eskiden dedemler Eyüp'te oturuyorlardı, o bakımdan Balat,Fatih,Edirnekapı sevdiğim ve yabancı olmadığı mekanlar)..Fatih'e ulaşır ulaşmaz ilk aklımızda olan telefoncu'ya gitmekti,ama madem dedik Hırka-i Şerif Camii'nin yanındayız,vakit'de gelmiş bi namaz kılalım,dua edelim..Merme tabi her daim namaz kıldığından hazırlıklı idi,ama ben oldukça acemi'ce ve yalın ayak bir biçimde idim,(çünkü çoraplarım şadırvan'a düşüp terk ettiler beni,hatta o kadar koşturmacalı bir gündü ki bütün gün ayaklarım donduğu halde bir çorap alamadım kendime :) )


Camii bahçesinde bol fotoğraf çekip (içeride namaz kılanlar olduğundan,rahatsız etmemek adına çekmedim),telefoncuya uğradık,ama bize 20 dk beklememiz gerektiği söylediler,karnımızda aç olunca hemen bu fırsatıı değerlendirip,yemeğimizi yedik,telefonumuzu aldık,Eminönü'ne doğru yola koyulduk..






Eminönü'ne ulaşınca  ilk önce kurs malzemelerini alacağımız Sabuncu Han'a gittik,yerini internet'ten öğrenmiştim ama bulmamız zor olmadı..Eğer ahşap boyama malzemesi arıyorsanız bu konuda tam bir cennet bu han..Mısır Çarşı'sının ana giriş kapısından girip,arka kapısından çıkınca hemen ileride,tabelasınıda görebilirsiniz yada sorabilirsiniz..


Biz Seramik Kaftan boyıyacağımız için,boyalarımızı ve kaftan'ımızı aldık,sonrasında annem'lerin yapacağı Kaftan Yastık için uzun süre tela aradık..Eminönü'de çok iyi bilmeyenler için tam bir kaos,kime sorsak başka bi yere yönlendirdi,neyseki sonunda bulduk..Onuda aldık,biraz tarih soluyalım dedik..


Önce Eminönü'nde Yeni Camii'ye gittik..Ben fotoğraf çektim bol bol,dışarıdan görmüş ama içersine hiç girmemiştim,sonrasında sanırım 2 kez daha ziyaret ettik cami'yi gün içinde,vakitler geldikçe Merme namaz'a ben fotoğrafçılığa :D 






Amacımız Postahane Müze'sini ziyaret etmekti,yorulmuş ve darmadadğın olmuş kafamızla yerini anımsayamadık birden,sonra bi baktık İş Bankası Müzesi,dedik soralım en iyi onlar bilir..Tarfi ettiler,isteseniz burayıda ziyaret edebilirsiniz dediler..Biz ufak bir işimiz var,sonrasında gelelim dedik,işimizi halletik,elimizdeki malzemeleri kendilerine bırakıp,müze'yi gezmeye koyulduk..


İş Banka'sı Müze'sinde banka'nın eski mobilyaları,kullandığı aletler,yazışmalar,evraklar,fotoğraflar vardı..her biri tarih kokan telefonlar,daktilolar,fotokopi makineleri,santraller..Ne yazık ki fotoğraf çekmek yasaktı,ama her bir detay bizi bizden aldı,hele merdiven'ler..ayrı ayrı inip ortada buluştuk Merme'mle :) 








Alt kat'ta dahada aşağı inen merdiven'ler dikkatimizi çekti,Kasa Daire'si yazıyor ve acaip acaip sesler geliyordu,girilmiyor diye düşündük,gidip güvenliğe sorduk..girebilirsiniz ama korkmayın,o sesler daha önce bu banka'da çalışan aletlerin sesleri dediler..uzun ve dar,bol ışıklı (matrix gibi üzerimizden sayılar geçen,ve bol sesli) 2 koridor yürüdük,bu yol nereye gidiyor dedikçe,dahada uzadı,sonunda bir genişliğe geldik,ordan bir odaya,ordan başka bir odaya,ordanda başka bir odaya ve kilitli kasa'lar ile ana kasa'nın bulunduğu yere geldik..korkuyla karışık duygular içersinde para ve kasa'ları inceledik,ama içimiz pırpır..nasıl çıkacağız diye..ayrıca bir gizli bölme daha gördük,ama dedim hiçbişeyi ellemeden çıkalım artık :) Firavun mezarı gibi bi yerdi,çıkınca güldük ama yaşadığımız korkuyu,şaşkınlığı biz biliriz,birde güvenlik :) muhtelemen güvenlik kameralarından bizi izleyip gülüyorlardı çünkü..(gidip video kaydımı istesek onlardan napsak :) )  Kasa bölümün'den çıktık,banka'da daha önce kullanılan şimdiki otomatik açılan kapılara benzeyen bir sistem hakkında bilgi edindik,teşekkür ettik ve kendimizi dışarı attık..Kasa bölümünde yaşadığımız korku ve heyecan bütün gün dilimizde'ydi..Gülüştük,hatta dedik ne cesaret yanımıza biri gelse,yada kilitli kalsak napardık,neyseki öyle bişi olmadı,sevgili kullarıyız heralde Allah'ın..Ahir ömrümüzde banka kasa'sına girmedik demeyiz artık :)


Dedik bu adrenalin bize yetmez..iyisimi bir de Ptt Müze'sine gidelim..Ama ne ki 16:00'da kapanıyormuş orası,biz kapıda 18 :00 görmüştük ama neyse..e dedik bi bakalım nası bi yer,biraz girip oturduk,fotoğraf çekmeye izin yoktu tabi yine,bizde dışarıdan çektik..



Sonrasında tam bu Ptt bina'sının karşısında güzel bi kafe keşfettik..adı Baks..Kendimize cheese kek ve kahve ziyafeti çektik,daha sonra yol üzerindeki Koska'dan da bir iki lezzet kapıp,önce vapur'a binip,sonra otobüs'le harika İstanbul trafiğine daldık..en nihayetinde evimize vardık..














İşte böyle..


Uygun olan bi zaman aralığında bu kez Ptt Müze'sini ziyarete gideceğiz,sizede İş Banka'sı Müze'sini gidip görmenizi öneririz..


Not 1 : Merme..aile dostumuz'un kızı,aynı yerde oturuyoruz,aynı kursa gidiyoruz,genelde aynı şeylerden hoşlanıyoruz,pek iyi anlaşırız kendisiyle..önceleri çok bahsederdim blogumda ondan,demek bu ara pek bişi yapmaşız ki bahsetmemişim kendisinden..


Not 2: Fotoğraf'lar programdan dolayı pek güzel gözükmedi,ama kolaj olarak böyle görün,sonrasında güzel bulduklarımı ayrı postlarda paylaşacağımdır :)




Biz çok eğlendik,umarım okurken sizde eğlenirsiniz..


Sevgiler..

Sakarya Notları 2

İlk günü anlattığım bu post'tan sonra..hep birlikte diğer kuzen'in evine doğru yola koyulduk..onu da evden alıp meşhur Çark Caddesi'nde biraz gezip,sonrasında tekrar ayrılarak biraz gezip..önce Çark Mesire ve Lunapark'a,sonra yine Kentpark'a gittik..


Yine bol bol fotoğraf çekip,akşam yemeği için evin yolunu tuttuk..Bu arada sayımız arttıkça arttı..Ben Taraklı'ya gitmenin yollarını araştırdım ama kalabalık olunca vazgeçtim,en kısa sürede hatta bayram'dan önce gidip gezmeye karar verdim..


Bu arada yine bir de yakın çevredeki aile dostlarımızı ziyaret ettik..evlerine ve Sakarya'daki bir çok evin büyüklüğüne,doğayla iç içe oluşuna,güzelliklerine hayran kaldık..


Akşam olunca hep birlikte tekrar Kentpark'a gittik :) daha sonradan gelenlerimizde görsün diye..buarada ben uçan balon'larla aşk yaşadım..çocuk gibi koluma bağladım,sonra elimden kaçırdım..epeyce eğlendik..


Ertesi gün mükellef bir kahvaltı yapıp,arabaya sığmayanlar olarak biz tekrar tren'in yolunu tuttuk..önce öneri olarak bana söylenen mekan isimleri olan Last Point ve Rastaban'ı gördük tesadüfen'de olsa sonra Islama Köfte'cinin yolunu tuttuk..Yemeğimizi yedik,biraz daha Çark Cadde'sini gezip,tren'e bindik..


Bu arada Last Point,Rastaban,Orman Park ve Taraklı bir dahaki Sakarya seferinde ziyaret edilecek..zaman kısıtlaması olunca böyle oldu..esasında pek bişey yapamasakda çokca eğlendim..hatta o kadar iyi ağırlandım ki her haftasonu gidesim var :)


                                                                    Şimdi fotoğraflar..




                                            
                                     Meşhur Çark ve Hikayesi,balon'lar ve ıslama köfte..




Aslında daha epeyce fotoğraf var ama çokca kişisel fotoğraf'a boğmak istemedim sizleri..bu paylaştıklarımı beğenirsiniz umarım..

Ufakda bir serzeniş'te bulunayım hadi..
Islama Köfte'si ile meşhur bir şehrin neden en merkezi caddesinde bir tane bile bu tarz bir dükkan bulunmaz bir de neden uçan baloncu'lar çocukların çokca bulunduğu yerlerde satış yapmaz anlayamadım..zor oluyor şehir merkezinde herkesler bakarken satın alması..böyle koca koca insan olsakda alamazmıyız,sevemeyiz balonları :)



İmkanınız varsa gidip gezmenizi öneririm,tren'le biraz uzun sürüyor ama geze geze harika manzaralar eşliğinde pek anlaşılmıyor bile..

Ki Sakarya'ya kadar arada bir sürü gezilip görülecek yerler var..Maşukiye,Sapanca,Kırkpınar..

İyisimi İzmit'ten başlayıp Sakarya'ya kadar bir gezi programı yapın,yapalım en kısa zamanda :)

Sevgiler..

Sakarya Notları 1

Eveett..sıra geldi geçirdiğim 4 güzel günü sizlerle paylaşmaya..


Efenim ziyaret edilecek 2 kuzen olunca çarşamba'dan gitmeyi daha uygun bulduk,burada'da anlattığım gibi keyifli bir tren yolculuğundan sonra istasyon'dan alınıp Erenler'deki evin yolunu tuttuk..yanımda ablam ve 2 yeğenim ile..ziyarete gittiğimiz kuzenimin'de 2 ufaklığı olunca..4 çocuk koşturması ile geçen eğlenceli 2 gün yaşadık..


İlk günü evde geçirip,ikinci gün önce diğer kuzenime çay'a daha sonra çocuklarla zaman geçirebileceğimiz Kentpark'a gittik..sonra akşam yemeği için balıkçı'ya..


Tabi bu arada bana çok uzaklardan gelen Türk turist muamelesi yapıldı o ayrı :) fotoğraf makine'mle yaşadığım aşktan mütevellit olarak :)


Eveeett..şimdi gelsin fotoğraflar..


                            İlk fotoğraflar..Adapazarı tren istasyonu ve Kentpark bölümünden..




İkinci fotoğraflar..Çocuklar ve balıkçı bölümünden..



2.bölüm'de diğer 2 gün'den notlar ve fotoğraflar olacak..Ayrıca fotoğraflar'da gördüğünüz o büyük çark'tan ve özelliğinden bahsedeceğim,tabii bir de ıslama köfte'den..

Umarım keyif alırsınız okurken..

Sevgiler..

Büyükadaa

Dün sizler hazır postlarımı okurken ben yine BÜYÜKADA'ya kaçtım..aslında 2 kişilik bir gezi olacaktı ama ne kadar çok,o kadar eğlenceli prensibi ile 4 kişilik bir gezi yaptık bu kez..


Yaklaşık 2 saat süren ve bütün ada'yı gezdiğimiz fayton turu harika'ydı mesela..ilk kez bindim,ama fayton alasım geldi o denli sevdim :) hele kültür mozaiği faytoncu amca her daim arayacağım faytoncu olacak artık :) verdiği bilgilerde cabası idi,bu ev şu ünlünün,şu şair'in..şurda güzel yemek yenir,burda güzel yüzülür gibi..bir nevi gönüllü rehber kendisi..fayton plakası 129 idi,Amerika'lı deyince herkes tanıyor kendisini zaten :)


Fayton'cu amca'nın bizim ve atların soluklanması için verdiği mola'da gittiğimiz LUNAPARK adlı mekanın manzarası'nın yanında boğaz manzarası bile sönük kalır,ayrıca ada'nın arkasında bulunan ve birçok reklam,dizi çekiminde görebileceğimiz bir deniz,yeşillik manzarası var ki..off derim  :)


Yani herkes'in bu tura bir kerede olsa katılması gerek bence..ayrıca adalar'da lezzetli balık ve ızgaralar yiyeyebilir,nefis lokma ve dondurma'ların tadına bakabilir,ayrıca birçok plajda denize girebilirsiniz..bisiklet kiralayıp saatlerce'de gezebilirsiniz..eğer İSTANBUL'daysanız 1 günlüğüne bile olsa tatil'e gitmiş gibi olursunuz emin olun..hatta o lezzet'li lokmalar için ben arada kaçıp kaçıp gitmeyi düşünüyorum :) yalnız adalar'a giderken biraz pahalı olduğunu ve heryeri saran gübre kokusunu aklınıza not etmenizi öneririm :) çok rahatsız etmiyor ama..birde hafta sonu epeyce kalabalık oluyor,mümkünse hafta içi gidin derim..




Dönüş'te motor'da klarnet sesleri vardı,güzel bir günün ardından çok hoş geldi..




Neyse yediğim içtiğim benim olsun sizi güzel fotoğraflarla baş başa bırakayım..


















-

Fotoğraflar güzel ama daha fazlasını görmek isterim derseniz burdan buyrun..

Yaz boyu BÜYÜKADA aşkım devam edecek sanırım..hatta evi taşısam keşke :)

Başka bir ada postunda görüşmek üzere :)

sevgiler.. 


Büyükada'da..

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI herkesin bildiği üzere..malum gelemeyen yaz bu güzelim günü'de mahvetti desek yeri..çoğu etkinlik apar topar yapılıp bitirilmiş keza BÜYÜKADA'da olanda öyle..


Aslında bizde saat 15:oo'ten sonra havanın açması bahanesiyle dışarı çıkmıştık,sonra ada motor'larını görünce neden olmasın dedik,atladık gittik BÜYÜKADA'ya..iyikide gitmişiz 3-4 saat'de olsa çok eğlenceli geçti..


Şimdi o güne dair detayları sizinle paylaşayım en iyisi..


            İlk fotoğraflar ada yolculuğuna başlarken ve bitirirken motor'dan çektiklerimiz..








-

İkinci fotoğraflar ada iskelesinden iner inmez bizleri karşılayan güzellikler..harika taçlar..hemen herkesin başında mevcut idi..harikalar..3 tanesi 10 tl..tek 5 tl..bu güzelliklerden bende nasiplendim tabi :)



-

Üçüncü fotoğrafla ise ada sokaklarından..













-

dördüncü fotoğraflar ise harika köşklerden..









-


bu benim hayallerimdeki ev :)


-

beşinci fotoğraflar tarihi detaylardan gözüme çarpanlar..







-

daha önce bu tarihi otel'de kalmıştık eşimle harika bir atmosferi var tavsiye ederim :)




-

geç bulduğum ama tutkunu olduğum lezzet lokma..hatta ilk kez o gün tattım ve bütün ön yargılarımdan vazgeçtim bi anda :)





-

Aslında çok daha fazla detay var ama sanırım bu post için yeterli bu kadarı..faytonlar ve kediler başka bir posta inşallah...

Harika bir 3-4 saat geçirdik biz,eğer ziyaret etmek isterseniz çoğu yerden vapur ve motor'lar var.ayrıca kalabileceğiniz harika oteller,piknik yapabileceğiniz ve denize girebileceğiniz yerler,harika lezzetler tadabileceğiniz restoranlar bolca mevcut..tabi birde bisiklet kiralayıp ada'yı gezme imkanınız var..bizim zamanımız sınırlı olduğundan anca bu kadar :) ama daha önce BÜYÜKADA'da kalmış biri olarak derim ki mutlaka 1 gece geçirin..bir dahaki sefere hem adada kalıp,hem bisiklet hemde fayton turu yapma planlarımız var..biz bütün ada'yı olmasada bir kısmını yürüyerek gezdik..zaten alternatif ya yürümek yada bisiklete/fayton'a binmek..ama ben hiçbir detayı kaçırmak istemem diyenlerdenseniz yürüyerek gezin derim tabi en azından bir kısmını :)

ve kaptan köşkünde dönüş..

-

umarım okurken sizde keyif alırsınız..

mutlu hafta sonları..belki pazar günü başka bir adada olurum..yani  umarım :)