Kaftan&Çintemani Desenli Kırlentler

Ben blog'ta ''Annemin Marifetleri'' diye bölüm açsam diyordum ya sanırım açmam gerekecek en kısa zamanda..Bu kırlent'ler geçen haftaki kursumuzdan,annem yaptı,bende fotoğrafladım..Bir değişik örneği daha var onlarda aile dostumuz tarafından yapıldı,onlarıda en kısa sürede fotoğraflayıp paylaşacağımdır inşallah..


Ama önce annem'in kırlentleri arz-ı endam etsin..Kurs'ta hocamızın yardımıyla kalıp çıkarıp,tela ile kumaşı sabitledi,sonrasında ise araya elyaf koyup,aplike etti..Bir kısmını elde bir kısmını makine'de dikti..Desenlerin üzerinden boyutlu boya ile geçti..Böylece bol sim'li bir görüntü edinmiş oldu..Gerçi annem diye demiyorum 10 parmağında 10 marifet maşallah..Keşke bende biraz ona çekseydim :)
















Biri henüz otriş'lenemedi..o da eklenince tamam olacak..

Bu arada fotoğraflar tam istediğim gibi olmadı bunda sanırım hem blogger'ın hemde benim mekansızlıktan dolayı ğek güzel çekemem etken,ama olsun güzel obje kendini her şekilde gösterir dimi ama :)

Evet yorumlar gelsin bakalım beğendinizmi ??

Sevgiler..

Tini Mini Kaftanlar..

Burada daha önce boyadığım kaftan'ımı sizlerle paylaşmış ve açıkçası pek de içime sinmedi demiştim..aklımda olan daha soft renkler ile boyamaktı,neyseki bu mini kaftan'ları buldumda aklımdakine yakın birşeyler yaptım..


Öncelikle bu kaftan'ların minikliği ve renkler beni cezbetti,yalnız fotoğrafları şimdi çektiğim için renkleri pek yansıtamadılar gibime geldi,yarında kursum olduğundan ben yinede paylaşmak istedim sizlerle,en kısa sürede gün ışığında fotoğraflarını'da çekerim unutmazsam :)


Kaftan'larımızın biri açık pembe,diğeri yavru ağzı..Hatta renkler daha belirgin gözüksün diye kırmızı kaftan'ımıda fon olarak kullandım kendilerine :)










Üzerlerinde altın yaldız transfer var..yalnız ilk kez denediğimden ve kaftan düz bir yüzey olmadığından dolayı anca bu kadarı geldi elimden :)

Bir de soru sprey vernik'te obje'de yağmur damlası görüntüsü olmaması için nasıl bir yöntem izlemek gerek? ve de obje'nin vernik sıkılan yere yapışmaması için ?

Fikirlerinizi,önerilerinizi bekliyorum..

Sevgiler..

Kendime Notlar..

Bazen hayat'ta olup bitenler insanın umudunu kırıyor,kendine inancını kaybettiriyor,değersiz hissettiriyor herşeyi..


İşte böyle zamanlardan birinde kendime bir YAPILACAKLAR listesi oluşturmuştum..Ama göz önünde olmayınca ben gerçekleştiremedim tabi..


E o zaman bloguma not düşeyim dedim..Hem ben unutmam..Hem belki sizlerede yardımcı olur :)










YAPILACAKLAR..


* Her güne kocaman bir gülümse ile başla..ve sevgili dolu bir Günaydınn de,önce kendine,sonra sevdiceğine..


* Ayna'ya bak,kendini önemse..


* Erken kalk,çok uyuma..Erken kalkan çok yol alır unutma!!


* Bilgisayarda çok zaman geçirme,dışarı çık,sosyalleş..Hiçbir şey yapamıyorsan en uzak fırın'dan ekmek al mesela..


* Gün'de en az 20 sayfa  kitap oku..Gazete'lere gözat,gündem'den habersiz olma..


* Hobi edin,her gün ufak da olsa birşeyler ortaya çıkarmaya çalış..


*  Pratik lezzet'ler dene,sevdiklerinle paylaş..


*  Abur cubur değil,sağlıklı atıştırmalıklar ye..mesela meyve..


* Sevdiklerini gör,göremiyorsan seslerini duy..


* Affetmeyi bil,eleştir ama yargılama..


* Kendini olduğun gibi ifade et,yanlış anlaşılmaya mahal verme..


* Kızma,öfkelenme..Hayatı sev..


* Dua et,maneviyat'ını güçlendir..


* Şükretmeyi bil..


* Hayata hep mutlu,umutlu bakmayı dene..


* Kendini,evini,sevdiceğini daha bi sev..


* Hiçbir şeyden erinme,tembellik etme..


*  Atak ol ,çekinme..


* Karşındaki kim olursa olsun onunla güzel zaman geçirmeye bak..


* Dünya dertleriyle hayatı kendine zehir etme..


* Yeni yerler keşfet,öğren..Öğrenmenin sonu yok,unutma..


* Hergün o günü anlatan 1 fotoğraf çek,1 minik not yaz..


* Çiçeklere su ver,sokak kedilerini besle..


* Toprağa dokun..


* Keyifli melodi'ler eşliğinde hayaller kur..


* Kendine mektuplar yaz..Ve geleceğine..


* Seni sen yapan değerlerin kıymetini bil,tadını çıkar..


* Çok detaylara takılma..


* Gül,düşün,öğren..


Ve en önemlisi Asla Vazgeçme Yaşamaktan..

Seramik Kaftan..

Bu hafta bayram ertesi olunca kurstan kaçamak yaptım gitmedim,bunu da geçen hafta boyamıştım..Esasında pek içime sinmedi..Hiç hayalimdeki gibi olmadı..Benim aklımda daha soft renkler vardı ,ama işte herkesin hayal gücü,öngörüsü bir olmuyor..Yani kaftan illa klasik renklerden mi oluşmalı?Hele o iğrenç yeşilleri yokmu..Ama paylaşıyorum işte..Üzerine farklı bir renk boyasam tutarmı bilemedim,ne vernikledim ne detayladım..


Bi de Eminönü'nde getirirken hafif çatlatmışım kendisini..


Olduğu gibi paylaşıyorum..











Bunlarda tanesi 1 tl'ye aldığım mini kaftanlar..Bunları bile daha sevdim..Daha içime sindiler..Üzerlerinde desen vs olmasada..



İşte böylee...

Paylaşmış olmak için paylaştım biraz..

Büyükada Kaçamağı

Bayram bitti..tatile gidenler'in yavaş yavaş evine dönmesi gibi,bizlerde bloglara dönmeye başladık :) E haliyle hepimizin anlatacak çok şeyi var..Ben'de dedim arayı daha açmıyayım,iyisimi yavaş yavaş paylaşmaya başlıyayım..


Bu bayram değişik birşeyler yapalım düşüncesi ile hep aklımızda olan,ama erteledikçe ertelediğimiz mini tatil'imizi hayata geçirelim istedik..Yakın ve sevdiğimiz bir mekan olmasından dolayı Büyükada'yı tercih ettik..Her ne kadar  bilsemde bana sürpriz olan detayları oldu..Bizde bayram'lara çokca önem verildiğinden 1 gün kalabildik ama,5 gün gibi yaşadık :)


Arife günü bu postu yayınladıktan sonra,çantamızı sırtımıza alıp yola koyulduk..Motor'la deniz havası ala ala Büyükada'ya vardık,kalacağımız mekanı bilmiyordum,ama tahminlerimden biri tuttu..Büyükada iskelesinin hemen karşısındaki Panorama Butik Otel'di mekanımız..Daha önce oldukça tarihi bir yapı olan Splendid Otel'de kalmıştık,ama bina'nın ahşap olmasının akabinde getirdiği bazı sorunlar yüzünden bu kez farklı bir mekan olsun istedik..Yalnız gördüğüm kadarıyla bayağı bir yenilenmiş idi Splendid Otel,bir aramak gerek belki  o sorunlardan eser yoktur şimdi kimbilir :)


Otel iskele'ya yakın olunca 2 dk'da ulaştık..Manzara'ya karşı nefis bir türk kahvesi içtikten sonra odaya çıktık..Oda gayet temiz ve düzenli idi..Özellikle manzarasını çok beğendim..Ayrıca bilgilendirici detay'lar,düşünülmüş ufak hoşluklar,sanki daha uzun süre tatil yapacağız hissi uyandırdı bende :) 








Balkon'da biraz manzara'nın tadını çıkarttıktan ve eşofman'larımızı giydik ve kendimizi hemen Büyükada sokaklarına attık..Benim aklımda olan tek şey vardı,bisiklet'e binmek..zar zor sevgili kocamcım'ı ikna ettim,hatta çiftli bisiklet'e binmeye  :) ve böylece eğlenceli saatler başlamış oldu :)


Önceleri sürmek'te zorlansakda sonra bir alıştık,pir alıştık..Ama yokuş'lar ve bisiklet biraz zorladı bizi (vitesinde porblem vardı çünkü)..ben arada yokuşlarda inerek fotoğraf çektim,kocamcım'da bisikleti sürüdü..sonra yine bindik,durduk yine bindik :) daha önce Büyükada'da fayton'la büyük ada tur'u yaptığımız için,bu kez bisiklet'le piknik alanı olan Dilburnu'na gidelim dedik..Bisiklet'le son sürat gidip,bol bol güzel fotoğraf çektik,ben papatya ve kozalak topladım,ağaca tırmandım,hatta hamak bulup sallandım,mis gibi çam ve deniz kokusu soludum,sonsuz bir de huzur aldım yanıma,kendime geldim..











1 saat diye kiraladığımız bisikleti yaklaşık 2 saat boyunca sürdük,ittik..hatta ben çoğu zaman arkada ellerim boşta deli gibi şakıyarak bi nevi kendimden geçtim :) o tarihlerde adadaysanız bilinki o deli bendim :)

Ne zamanki acıktık o zaman dedik dönelim..Her ne kadar Büyükada'da balık yenilir densede biz sevgili kocamcım'ın pek sevmemesinden dolayı tavuk tercih ettik,Cafe Fortunato'da..çok süper diyemem ama fenada değildi..Sonrasında Prinkipo'dan alınmış bademli,muzlu ve adını unuttuğum diğer bi çeşitli dondurma ile yemek üzerine tatlımıda ihmal etmemiş oldum :)




Ama gündüz'ki güzel hava yerini soğuğa bırakınca içmizi ısıtmak için Mado'ya gidip sıcak çikolata'da içtik dondurma üzerine :) 



Uzun uzun sohbet ettik..Etrafımızdaki insanları gözlemledik..

Sonra kısa bir ada tur'u ve alışverişi yapıp tekrar otele döndük..

Odamızın güzel manzarası eşliğinde balkonda yine sohbet ve ufak bir atıştırma seansı yaptık..alışveriş yaparken çantama bir sürü şey doldurmuştuk çünkü :)

(böyle yazınca durmadan yemişiz gibi oldu ama yok,o gün yemek çılgınlığı yaşamadık yani,kafi miktarda yedik)


Sabah 8:30 -10 :00 arası kahvaltı etmemiz ve 12:00'de çıkış yapmamız gerekti..

Kalktık,hazırlandık ve çantamızı'da yanımıza alıp lobi'ye indik..(tekrar odaya çıkmak istemedik,buarada gezeriz dedik :) )



Bu güzel kahvaltı tabağı ve minik bir açık büfe ile karşılaştık..yine bol huzurla kahvaltımızı ettik,biraz dergi bakındık ve son ödememizi yapıp otelden ayrıldık..

Otel'den çıkar çıkmaz bu kez çarşı içersinden yürüyüp liman/marina kısmına geldik..harika evler gördük,hayaller kurduk,deniz kokusu soluduk,bir bankta oturduk ve bol bol fotoğraf çektik..iskele'ye doğru yürüyüp motor saat'ini kontrol ettik,nefis lokma'lar yedik,güvercin'leri yemledik ve herkes Büyükada'ya gelirken biz bayramın 1.günü olması itibariyle 12:00 gibi ayrıldık..(oldukça büyük turist kafileleri geliyordu o sırada motorlarla,hatta rehberler bile,ada çok kalabalık napacağım ben bu kadar insanla diye hayıflanıyordu kendi kendilerine)













Dönüş'te bu kez motor'da fotoğraf çekme çılgınlığı yaşadık,ardımızda bıraktığımız Büyükada ve güzel gün'ün anıları ana ana evimize geldik,giyindik,hazırlandık ve bu kez bayramlaşma seromonisi için yola koyulduk..

1 günlük mini tatilimizde biz çok eğlendik,huzur dolduk,keşke hep burda yaşasak dedik,ciddi ciddi düşünüyoruz ama artıları,eksileri iyi tartmak gerek sanırım..

Umarım sizde keyifle okursunuz..Ada'da yaşayıp bilgi sahibi olanlar varsa yorumlarını beklerim..Benim çocukluğum benzer bir yerde geçtiği için en büyük hayallerim'den biri yine denize bir adım olan bir yerde yaşamak :)

Bu arada oteli önerirmisiniz derseniz temizliği ve manzara'sı açısından kesinlikle,ilgi kısmı biraz vasat'ta kaldı sanırım..yani zaten çok az kişi vardı,daha ilgili olmalarını bekledim şahsen..ama gidilesi bir yer yinede..bu arada sadece aile kabul ediyorlar yanılmıyorsam,kimliklerimize uzun uzun baktılarda..yada biz aile gibi durmuyorduk herhalde :)

Daha çok fotoğraf var ama onlarıda sonra ayrı bir başlıkta paylaşırım artık..up 


Buraya kadar okuydaysanız ne mutlu bana..


Teşekkürler..

Sevgiler..




İstanbul'da Sonbahar..

Büyükada'da geçirdiğimiz güzel gün'ün detayları sonra ama sonbaharı anımsatan fotoğrafları önce olsun dedim..Benim gözüm'den Büyükada/İstanbul'da sonbahar..












İş Bankası Müzesi-Eminönü

En son burada ordan,burdan birşeyler yazmış,Fatih ve Eminönü'ne ufak bir gezi yapacağım demiştim..Esasın'da bir zorunluluktan dolayı Fatih'e gitmemiz gerekti..(Merme'min telefonunu tamirden almak için)..Ama ertesi gün'de kursumuz olduğu için almamız gereken malzemeler vardı..E dedik zaman var,o zaman biz bi bu malzeme'nin membaa'na gidelim..Biraz tarih soluyalım,araya ufak bir müze gezi'si bile sıkıştırabiliriz belki..


Gerçekten tam da düşündüğümüz gibi oldu..Önce sabah güzel bir kahvaltı yapıp,sonrasında yollara düştük..Güzel İstanbul'umuz o gün bi jest yaptı sanki,neye binmek istesek(otobüs,metrobüs,vapur) tam gittiğimiz saat'de bizi bekliyordu :)  


Tarihi yarımada'nın havasını solurken ben bi yandan anlatıyordum,ben burayı biliyorum,şurda dedemler oturuyordu falan diye..(eskiden dedemler Eyüp'te oturuyorlardı, o bakımdan Balat,Fatih,Edirnekapı sevdiğim ve yabancı olmadığı mekanlar)..Fatih'e ulaşır ulaşmaz ilk aklımızda olan telefoncu'ya gitmekti,ama madem dedik Hırka-i Şerif Camii'nin yanındayız,vakit'de gelmiş bi namaz kılalım,dua edelim..Merme tabi her daim namaz kıldığından hazırlıklı idi,ama ben oldukça acemi'ce ve yalın ayak bir biçimde idim,(çünkü çoraplarım şadırvan'a düşüp terk ettiler beni,hatta o kadar koşturmacalı bir gündü ki bütün gün ayaklarım donduğu halde bir çorap alamadım kendime :) )


Camii bahçesinde bol fotoğraf çekip (içeride namaz kılanlar olduğundan,rahatsız etmemek adına çekmedim),telefoncuya uğradık,ama bize 20 dk beklememiz gerektiği söylediler,karnımızda aç olunca hemen bu fırsatıı değerlendirip,yemeğimizi yedik,telefonumuzu aldık,Eminönü'ne doğru yola koyulduk..






Eminönü'ne ulaşınca  ilk önce kurs malzemelerini alacağımız Sabuncu Han'a gittik,yerini internet'ten öğrenmiştim ama bulmamız zor olmadı..Eğer ahşap boyama malzemesi arıyorsanız bu konuda tam bir cennet bu han..Mısır Çarşı'sının ana giriş kapısından girip,arka kapısından çıkınca hemen ileride,tabelasınıda görebilirsiniz yada sorabilirsiniz..


Biz Seramik Kaftan boyıyacağımız için,boyalarımızı ve kaftan'ımızı aldık,sonrasında annem'lerin yapacağı Kaftan Yastık için uzun süre tela aradık..Eminönü'de çok iyi bilmeyenler için tam bir kaos,kime sorsak başka bi yere yönlendirdi,neyseki sonunda bulduk..Onuda aldık,biraz tarih soluyalım dedik..


Önce Eminönü'nde Yeni Camii'ye gittik..Ben fotoğraf çektim bol bol,dışarıdan görmüş ama içersine hiç girmemiştim,sonrasında sanırım 2 kez daha ziyaret ettik cami'yi gün içinde,vakitler geldikçe Merme namaz'a ben fotoğrafçılığa :D 






Amacımız Postahane Müze'sini ziyaret etmekti,yorulmuş ve darmadadğın olmuş kafamızla yerini anımsayamadık birden,sonra bi baktık İş Bankası Müzesi,dedik soralım en iyi onlar bilir..Tarfi ettiler,isteseniz burayıda ziyaret edebilirsiniz dediler..Biz ufak bir işimiz var,sonrasında gelelim dedik,işimizi halletik,elimizdeki malzemeleri kendilerine bırakıp,müze'yi gezmeye koyulduk..


İş Banka'sı Müze'sinde banka'nın eski mobilyaları,kullandığı aletler,yazışmalar,evraklar,fotoğraflar vardı..her biri tarih kokan telefonlar,daktilolar,fotokopi makineleri,santraller..Ne yazık ki fotoğraf çekmek yasaktı,ama her bir detay bizi bizden aldı,hele merdiven'ler..ayrı ayrı inip ortada buluştuk Merme'mle :) 








Alt kat'ta dahada aşağı inen merdiven'ler dikkatimizi çekti,Kasa Daire'si yazıyor ve acaip acaip sesler geliyordu,girilmiyor diye düşündük,gidip güvenliğe sorduk..girebilirsiniz ama korkmayın,o sesler daha önce bu banka'da çalışan aletlerin sesleri dediler..uzun ve dar,bol ışıklı (matrix gibi üzerimizden sayılar geçen,ve bol sesli) 2 koridor yürüdük,bu yol nereye gidiyor dedikçe,dahada uzadı,sonunda bir genişliğe geldik,ordan bir odaya,ordan başka bir odaya,ordanda başka bir odaya ve kilitli kasa'lar ile ana kasa'nın bulunduğu yere geldik..korkuyla karışık duygular içersinde para ve kasa'ları inceledik,ama içimiz pırpır..nasıl çıkacağız diye..ayrıca bir gizli bölme daha gördük,ama dedim hiçbişeyi ellemeden çıkalım artık :) Firavun mezarı gibi bi yerdi,çıkınca güldük ama yaşadığımız korkuyu,şaşkınlığı biz biliriz,birde güvenlik :) muhtelemen güvenlik kameralarından bizi izleyip gülüyorlardı çünkü..(gidip video kaydımı istesek onlardan napsak :) )  Kasa bölümün'den çıktık,banka'da daha önce kullanılan şimdiki otomatik açılan kapılara benzeyen bir sistem hakkında bilgi edindik,teşekkür ettik ve kendimizi dışarı attık..Kasa bölümünde yaşadığımız korku ve heyecan bütün gün dilimizde'ydi..Gülüştük,hatta dedik ne cesaret yanımıza biri gelse,yada kilitli kalsak napardık,neyseki öyle bişi olmadı,sevgili kullarıyız heralde Allah'ın..Ahir ömrümüzde banka kasa'sına girmedik demeyiz artık :)


Dedik bu adrenalin bize yetmez..iyisimi bir de Ptt Müze'sine gidelim..Ama ne ki 16:00'da kapanıyormuş orası,biz kapıda 18 :00 görmüştük ama neyse..e dedik bi bakalım nası bi yer,biraz girip oturduk,fotoğraf çekmeye izin yoktu tabi yine,bizde dışarıdan çektik..



Sonrasında tam bu Ptt bina'sının karşısında güzel bi kafe keşfettik..adı Baks..Kendimize cheese kek ve kahve ziyafeti çektik,daha sonra yol üzerindeki Koska'dan da bir iki lezzet kapıp,önce vapur'a binip,sonra otobüs'le harika İstanbul trafiğine daldık..en nihayetinde evimize vardık..














İşte böyle..


Uygun olan bi zaman aralığında bu kez Ptt Müze'sini ziyarete gideceğiz,sizede İş Banka'sı Müze'sini gidip görmenizi öneririz..


Not 1 : Merme..aile dostumuz'un kızı,aynı yerde oturuyoruz,aynı kursa gidiyoruz,genelde aynı şeylerden hoşlanıyoruz,pek iyi anlaşırız kendisiyle..önceleri çok bahsederdim blogumda ondan,demek bu ara pek bişi yapmaşız ki bahsetmemişim kendisinden..


Not 2: Fotoğraf'lar programdan dolayı pek güzel gözükmedi,ama kolaj olarak böyle görün,sonrasında güzel bulduklarımı ayrı postlarda paylaşacağımdır :)




Biz çok eğlendik,umarım okurken sizde eğlenirsiniz..


Sevgiler..

Kapı Süsleri

Bunlarda ekleyeceğim dediğim,sevgili Merve'm ile anneciğinin yaptığı kapı süsleri..Fotoğrafları ben çekmediğim için fazla kare yok ama fikir vereceğini umduğumdan paylaşmak istedim..











Kursta artık kapı süsü yapmayacağız,ama ben bi kaç tane daha yapmak istiyorum..Yaptıkça onlarıda fotoğraflar paylaşırım..


Bunları nasıl buldunuz söyleyin bakalım?..sahibi'de okur belki yorumlarınızı :)


Not : Post'ta BEN YAPTIM etiket'inin bulunmasının sebebi paylaştığım ürünlerde az da olsa emeğim bulunmasından dolayıdır :)


Sevgiler..

Dal'da Minik Baykuş

Dün akşam ki can sıkıntımı hafifletmek adına yaptığım,esasında daha büyük olacak sandığım ufacık baykuş'um..her ne kadar yapım aşamaları bugüne sarksada (baykuş'un etrafını siyah iple çerçevelemek) oldukça oyalayıcı,bütün sıkıntımı alıp giden,henüz olacağını bilmesemde çok sevdiğim bi çalışma oldu kendisi..








model internet'ten bilgisayarımdan baka baka yaptım,renkleri biraz kendime uyarladım..ufak bir desen'de olsa kasnak'ta işlemek daha kolay oldu..yalnız siyah çerçeve geçme'de pek başarılı olamadım..deneye deneye öğrendim baykuş üzerinde :)

sanırım keçe üzerine yapıştırıp kitap ayracı gibi değerlendireceğim,yada ufak çerçeveler yığıp eve içlerini dolduracağım..

migros'ta bi ara görmüştüm ama yok artık sanırım..ufak,hoş çerçeveler bulabilceğim bir mekan öneriniz varmı acaba ?

bir de söyleyin bakalım
sizce nasıl?
etamin işinde ışık varmı bende :)