Eylül..





Yaz gitti gidiyor ve en çok sevdiğim mevsim yavaş yavaş bürünüyor güzel giysilerine..

Daha çok yağmur,belki bir hırka,biraz kahve,biraz kendini dinlemek hayalimde olanlar..

Ağustos 2012'de Okuduklarım

Ağustos ayında 12 adet kitap okumuşum.Yani yine bol kitap'lı bir ay geçirmişim..Neler mi okumuşum? Güzel kitaplar okumuşum bence :)


Aralarından bazılarını çokca sevdim,favorilerime ekledim..Zaten yorumlarımdada görebilirsiniz beğendiklerime dair neler yazdığımı :)

Bir Avuç Mazi- Fügen Ünal Şen


Fügen Ünal Şen
Everest Yayınları

"Gün batmak üzereydi. Küçük Olimpos Dağı'nın eteklerinde, nazlı gelin duvağı gibi asılı duran sis bulutu, günün cılız ışıklarından kaçıp yamaçlarda oyalanıyor, oradan da ovaya iniyordu; ağırdan. 
Uzakta, o yüzünü hiç göstermeyen puhu kuşunun kısık ve kesik ötüşü dağın gri kayalarında yankılandı. Hep sevdiği ses, iliklerine işledi bu defa. 'Ya hayra alamet değilse bu,' diye geçirdi içinden, korktu. 
Öyle çok korkar olmuştu ki son zamanlarda... Son zamanlarda, son zamanlardan korkar olmuştu." 
Bir Avuç Mazi, 1924'te Selanik'ten gemiyle Türkiye'ye gelen mübadil Fethi Bey ve ailesinin romanıdır. Bir Avuç Mazi, İstanbul'dan Selanik, Alasonya'ya gönderilen Türkiyeli Rum Bayan Mitra'nın romanıdır. Bir Avuç Mazi, bir mübadele romanıdır; ve elbette en çok da duyguların, özlemlerin ve hep canlı tutulan umutların romanı...

Sultanın Rüyası- Mine Sultan Ünver


Mine Sultan Ünver
Timaş Yayınları


Güzeller güzeli Kaya Sultan lohusa yatağının çevresinde ah edip onun için “Ne bahtsızmış Hanım Sultan…” diyenlere nisbet zevci Melek Ahmet Paşa’nın elini tutmuş, acısına rağmen tebessüm ediyordu…


Sultanın Rüyası, 17. yüzyıl Osmanlısı’nda geçen hüzünlü bir aşk hikayesi…

Ben Bugün #26..

Ben bugün yada bu ara..

Esasında pek bişi yapmıyorum..

Arada misafir ağırlasamda hiçbirşeye gitmiyor elim..

Kitap'lara bile..

Biraz yazı yazma çalışması yapmam gerek..(kitap projesi için)

Biraz da hayatımdaki değişikliklere adapte olmam..

Bikaç gün uzak kalabilirim yani..

Çöl/Deniz - Hz.Hatice- Sibel Eraslan


Sibel Eraslan
Timaş Yayınları

Peygamber Efendimizin eşi Hz Hatice hakkında yazılmış çok özel bir çalışma! HZ. Muhammed’i (s.a.v.) peygamberliğinden evvel tanıyıp seven ve O’na ilk iman eden, müminlerin annesi Hz. Hatice’nin hayatına farklı bir bakış…

Sadakatin, sevginin, güvenin zirvesi bir kadın…

Ölümüne dek vefayla bağlı olduğu ve kendisine vefayla bağlı olan Son Peygamber’in eşi…

Müslüman kadınlar için bir örnek olan bu emsalsiz kadının hayatını, Sibel Eraslan, uzun bir araştırma döneminin ardından, şimdiye dek bilinen ve bilinmeyen tüm yönleriyle yazdı.

Hz. Hatice’nin hayatına farklı bir pencereden bakmak isteyenleri, üslubu ve anlatımıyla kuşatacak bir kitap!

Siret-i Meryem - Sibel Eraslan



Sibel Eraslan
Timaş Yayınları

''Meryem'in açık alnı kandildir.
Meryem'in açık alnı ufuktur. Her seher güneş oradan yükselir ve her gecenin içine güneş o çizgiden batarak yürür.
Meryem'in açık alnı haritadır. O, yol gösterir, işaret eder, el sallar, uğurlar, dua eder hepimize.
Kadim günlerden bilinmez yarınlara ilerleyen zaman gemisinin, yolunu rotasını çizdiği ışıklı fener, onun alnında yanar...
Meryem, deniz feneridir...
Meryem'in açık alnı kapısızdır.
Secdeler o pak alnı öpmek için birbiriyle yarışır.
Meryem, annedir. Allah'ın Kelimesi'ne annelik etmek üzere seçilendir.
Meryem'in, oğlunu tutan elleri toprağın üzerinde durur.
Meryem kuldur! Rabbine yakın olandır.
O, Meryem'dir.

Beylerbeyinden Yükselirken Hüzün- Zühal İzmirli


Zühal İzmirli
Neden Kitap Yayınları

Cumhuriyet Kadınıydı Müzeyyen..Faytonlar evin önünde durduğunda, amcası hemen atlayarak inebilmeleri için onlara elini uzattı.İşte, bundan sonra yeni eviniz burası dediğinde, Müzeyyen büyülenmiş gibiydi.Aman Allah'ım! Aman Allah'ım! diyordu sürekli. Beylerbeyi'nde güzel bir köşktü burası. Bahçeye hayran hayran bakıp;Ne kadar bakımlı bir bahçe, yerde bir tek kuru ot bile yok dedi. Kabartma çiçeklerle süslenmiş kurnalı mermer çeşmesi, tabak gibi beyaz nilüfer çiçeklerinin ve iki kuğunun zarafetle yüzdüğü fıskıyeli, beyaz mermerden oyma havuzun içinde süzülen kırmızı balıklar, yeni doğmuş yavrularıyla badi badi yürüyen kaz ailesi, kuş sesleri ve rengârenk çiçeklerin mis gibi kokuları karşısında adeta büyülenmişti;Elbette vardır herkesin anneannesi; her anneannenin de ayrı bir yaşam öyküsü diyerek ilk romanına başlayan Zühal İzmirli, hayatta ona en çok ilham veren kişinin yaşam öyküsünden esinlenerek bu romanı kurgulamış. Selânik'ten Beylerbeyi'ndeki bir köşke, oradan da Karabük ve Zonguldak'taki fabrika lojmanlarına kadar uzanan bir yaşam. İnişli çıkışlı, varlık ve yokluk arasında bin bir türlü mücadeleyle geçen, Türkiye'nin Cumhuriyet sonrası dönemine bir kadının gözüyle bakan bu öyküde, herkes kendi hayatından bir parça bulacak.''

İyi Bayramlar



Ramazan su gibi akıp geçti..Ne zaman başladık,ne zaman bayram'a ulaştık bilemedim ben..Ama seviyorum bayramları,yaşattıkları çoşkuyu..

E hakkettik de artık kutlamayı :)

Vazgeçilmez Lezzet Çorba

Kim acıktığı zaman dumanı üzerinde tüten bir tas çorbaya hayır diyebilir ki? Üşüyünce, geniş sofralarda buluşunca, hafif bir şeyler yemek isteyince, hastalanınca yardımımıza koşan çorba, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Üstelik, hafif ve doyurucu yapısı sayesinde üç öğünde de zengin çeşitleriyle sofralarda yerini alıyor.

ben çorba severim