Breathe Righr Burun Bandı

6.blog yazarları toplantı'sının ardından bir grip oldum ki sormayın..ama zaten sanırım bana hediye olarak çıkan 1 kasa limon'dan anlamalıydım bu işte bişi var diye :) 


Bir de firmaların verdiği hediyeler vardı..burada bahsetmiştim..işte bu hediye'ler arasından çıkan Breathe Right Burun Bandı'ndan bahsetmek istiyorum size..bu post'un konusu kendileri aslında..








Neyse..kısaca şöyle özetliyeyim..ben bu bant'ı tv'de ve çeşitli marketlerde gördüm..defalarca aldım,geri bıraktım..açıkçası bant sonuçta ne kadar etki edebilir,verdiğim para'yı ne kadar hak edebilir diye kendisine hep bi önyargım oldu..


Ama dün akşam grip'in doruk noktasına ulaşınca sevgili kocamcım dedi ki : ''hediye paketlerinde burun bantı vardı,gel onu takalım,belki rahat uyursun bu gece''..dediği gibide oldu..bant'ı takmamla rahat nefes almam arasında sanırım 1-2 dakika kadar bir zaman ya geçti ya geçmedi..psikolojik etkimi diye düşündüm ama yok,gayet rahat uyudum bütün gece..








Velhasıl kelam..bu bant işe yarıyormuş..grip'liyseniz yada nefes alma sorununuz varsa kesinlikle edinin..artık kanaat getirdim ki her kuruşunu hakediyor..bir de horlama sorunu olan kocalar varsa,lütfen önce onlar taksın :)


Benim kullandığım görsel'lerde görmüş olduğunuz..ama daha büyük ve hatta nane'li olanlarıda var..Kendisini az önce çıkardım burnum'dan ama silmekten patates gibi şişmiş ve kızarmış burnum'un fotoğrafını paylaşmak istemedim sizlerle :)


Ben sevdim..bu akşam'da kesin takılacak bu bant :)


Firma'ya da ayrıca teşekkürler..


Ben şimdi gidip 1 kasa limon'umla organik limonata yapayım kendime :)


Sevgiler..



Moda..

6.Blog yazarları toplantısının hemen akabinde ufak bir MODA turu yapmış idik,sevgili Kocamcım ile..Tabi bu ufak turda ben yine boş durmadım,fotoğraf makine'm ile aşk yaşadım..ve şimdi o aşk'ın meyveleri :)






















Umarım beğenirsiniz..
Bu arada çok hastayım demişmiydim..Belki yeni bir post yazamayabilirim birkaç gün..

Sevgiler..

Pisiler..

Bugün Bostancı Sahili'nde sanırım gün boyu 35-40 kadar kedi'ye rastladım..kendilerini çok severim,onlarda bana aynı sevgi'yle karşılık verdiler sağolsunlar :) gün boyu ben onları peşinde,onlar benim peşimde idiler..bu koşturmaca içersinde fotoğraf'ladıklarımın bir bölümünü sizlerde görün istedim..

Umarım seversiniz..








Çorap'tan Maymunsu :)

Çorap'tan yapılan çeşitli oyuncaklar gördüm ama nedense herkesin yapmış olduğu maymun'u denemek istedim..malzeme olarak gerekli olan 1 çift çorap ve bol elyaf idi..


E dedim ben yaparım bunu..ama keserken mi yanlış kestim bilemiyorum..zira gösterildiği şekilde yapınca 1 kol çıktı..bende kuyruğu diğer kol yapıp,kuyruksuz maymun yaptım :) daha çok şebek-şempanze karışımı bişi oldu :)


Hatta eskimiş çorabım'ın azizliği bir kolu'da dövmeli oldu :) komik,pek bişeye benzemedi belki ama ben sevdim kendisini..ağız kısmınıda işlemeye çalıştım ama yok olmadı -ki zaten ben esasında pek şey bilmiyorum bu konulara dair,cahil cesareti ne bulsam deniyorum,yani yaptıklarıma bakıp da ne menem şeyler paylaşıyor,bir de ben yaptım diye övünüyor demeyin olurmu :)  zaten kurslara başlayınca bir el becerisi kazanırım artık diye düşünüyorum..o zaman zarfında kesinlikle bir kez daha deneyeceğimdir..yalnız tecrübeli olan,deneyen arkadaşlarıma bir soru: Külotlu çorap'la yapsak biz bunu daha güzel,daha büyük olmazmı?yada külotlu çorap'la deneyen varmı?


Bakınız nasıl olmuş..









                  Maymun'sumu yapmak için bu site'den yararlandım..tık tık..

Seramik Balık ve Güllü Saç Bandı

Bu balık ilk çalışmalarımdan biri..pek öyle güzelde bişi değil ama nedense paylaşmamışım blogta,e madem ben süslemiş püslemişim,hemde ilk'lerimden biri bi arz-ı endam etsin dimi o da blogta :)





Gerçi balığı mutluluk post'umdan hatırlayabilirsiniz..hatta gerçi saç bantınıda aynı post'tan hatırlayabilirsiniz..


Fotoğrafta pek saç bandı gibi durmasada elimdeki tek fotoğrafı bu..kumaş gül ve zigzag'lı bir kumaş şeklinde..






kendiside deneysel bi çalışma diğer çalışmalarım gibi :)

Bu arada İsmek'in Ahşap Boyama ve Dekoratif Ev Aksesuar'ları Hazırlama kurslarına yazıldım..artık gelsin ben yaptım postları :)




Pratik Tarhana..

TARHANA en sevdiğim lezzet'lerden biri..her daim yemekten keyif alırım,hatta çocukken çoğu zaman kahvaltı olarak Tarhana içerdik biz :) bu harika lezzet aslında çoğu yörede farklı malzemeler ile yapılıyor ama sanırım genelde alınan tad aynı..kısmen daha pratik bir tarifi sizlerle paylaşmak istedim..zamanı kısıtlı olanlar için oldukça yapılası..


Malzemeler:


5 kg un
1 kg biber salçası
2,5 kg yoğurt
1 ekmek hamuru (hamurun mayalanmasını sağlamak için)
İstenirse soğan yada baharat'ta eklenebilir..ama biz sade haliyle daha çok seviyoruz..


Hamur bu kıvam'da olmalı..(yoğrulma aşamasını fotoğraflamadığım için görseli deviantart'tan alıntıladım)




Yapılışı:
Fırın'dan aldığımız ekmek hamuru'nun üzerine un,yoğurt ve salçayı ekleyerek yoğurmaya başlıyoruz..hamurumuzdaki tüm malzemeler homojen olarak dağıldıktan sonra üzerine bir bez örtüp,temiz kuru bir yerde beklemeye alıyoruz,ekmek hamuru mayalanmayı sağladığı için arada gidip kontrol ediyor eğer kabımızdan kabarmaya başlamıssa biraz yoğuruyoruz..günde birkaç kez kontrol etmemiz yararımıza olur..bu kabartma işlemine 3 gün boyunca ara ara yoğurarak devam ediyoruz..4 gün sonunda hamuruzu temiz bir bez üzerine parça parça seriyoruz..2 tarafınında kurumasını sağlamak amacımız..arada alt üst çevirerek yine 2 gün kadar bekletiyoruz..2 gün'ün sonunda hamur zaten elimizde ufalanacak kıvama geliyor..biraz elimizde ufaladıktan sonra,mutfak robotu yada delikli bir süzgeç'ten süzerek un ufak kıvama getiriyoruz..bu şekilde de 1-2 gün bekletip,kuruduğundan emin olup,bez bir torbaya koyuyor ve canımız istediğinde afiyetle yiyoruz :)






NOT:TARHANA un ufak olduktan sonra çok fazla bekletilirsede kaskatı olabilir..o açıdan beklemeyi iyi takip etmek gerek..


Pişmiş hali bir sonraki post'a :)


salça yerine biber'de kullanılabilir..ama ne kadar bilmiyorum..anneme sormam gerek :)


Yapanlara,yiyenlere afiyet olsun :)

Mutluluk..

Hafta sonu mutluluk ne diye düşündüm durdum..sonra fotoğraflar'la anlatsam daha uygun olur dedim..bastım deklanşöre..Bakalım bence neymiş mutluluk..




                                             Mutluluk..Çocuk yüzlerindeki gülümseme demek..



Mutluluk..evdeki ve bahçedeki çiçeklere aşk'la bakmak demek..



Mutluluk..evindeki objeleri hergün daha bi sevmek demek..




Mutluluk..amaçsızca denemeler yapmak demek..



Mutluluk..dize'ler arasında kaybolmak..ve hep kendi dize'lerini kelimelendirebilmek istemeyi istemek demek :)



Mutluluk..uyduruk tariflerle harikalar yaratmak demek..



Mutluluk..Aşk'ın her daim varolduğuna inanmak ve her gün aşk'la bakabilmek demek sevdiğinin gözüne..


Yitirilenleri özletsede hayat..hergün ona layık olabilmeyi dilemek ve hep mutlu ufak bir aile olma hayalini kurmak
demek..






Çocuğunuz İnternetteyken Gözünüz Arkada Kalmasın!







Hızla dijitalleşen dünyaya çocuğunuzun da ayak uydurmasını ve bilinçli bir internet kullanıcısı olarak yetişmesini isterken, güvenlikli bir site bulamadığınız için gözünüz arkada mı kalıyor? O halde en kısa zamanda Tipeez.com’u keşfetmenizi öneriyoruz. Çünkü 1.000.000 çocuk her gün Tipeez’de buluşuyor!

Güvenlikli alt yapısı, çocuk ve gençlere yönelik birbirinden farklı ve eğlenceli faaliyetleri ile Tipeez.com, Türkiye’nin en çok tercih edilen çocuk ve gençlik portalı. 7-14 yaş arası çocuklar Tipeez.com’da güncel haberleri takip ediyor, birbirinden eğlenceli oyunlar oynuyor, hediyeli yarışmalara katılıyor, kendi makalelerini yazabiliyor, kişisel ajandalarını tutabiliyor.

Tipeez, güçlü güvenlik önlemleri, ebeveyne kontrol yetkisi sağlayan özel sistemi ve çocuklara kişisel bilgilerini açıklamadan veya kaba bir dil kullanmadan kendi yaş grubuyla konuşma özgürlüğü veren patentli programıyla, Türkiye’deki her iki çocuktan birinin ve ebeveynlerinin tek tercihi.

Sizleri de, Tipeez'i çocuklarınızla birlikte keşfetmeye ve sitenin size sunduğu imkanlardan yararlanmaya davet ediyoruz: www.tipeez.com


Bir bumads advertorial içeriğidir.

Hsg Deneyimi..

Esasında sağlık sorunlarıma dair pek yazmak istemiyorum blogta ama bu konu bence çok önemli..benim gibi kararsız kalanlar,korkanlar varsa diye bi kaç şey paylaşmak istedim..

HSG yani Histerosalpingografi yada daha anlaşılır dille rahim filmi..Çoğu zaman gebelik oluşmadığında,yada farklı sorunlardan ötürü isteniyor..benim geçen sene hem bebeğimi kaybedip,hemde ameliyat olduğumu göz önüne alırsak zaten çekilmemem kaçınılmazdı,ama erteliyordum hep yaşadığımı olumsuzluklardan dolayı..en son gittiğim doktor'da çekilmelisin dedikten sonra araştırmaya başladım..




Çok kötü şeylerde okudum,korktum epeyce..ama kaçarım yoktu..nedir?nasıldır? okudumda okudum..sonra çeşitli forumlarda hakkında çokca iyi yorum bulunan bir görüntüleme merkezi buldum..uzaktı ama acısız olması,doktorların rahatlatıcı konuşmaları gibi artı'lar bu uzaklığı hiç dert etmemi sağladı..hafta içi randevumu aldım..İstanbul'un karşı yakasında oturduğum için bana ters olabilecek bu görüntüleme merkezi,isterseniz servisimiz alabilir sizi dedi..ortak bir noktada buluşup,kapısına kadar götürüldüm..sonra yine aynı şekilde anadolu yakasında istediğim yere bırakıldım..

Görüntüleme merkezine gittiğimde oldukça heyecanlıydım,serviste bulunan başka bir bayan ben lavabodayken içeri alındığından beklediğim 10 dakika bana 10 asır gibi geldi :) sonra adım söylenip sıra bana geldiğinde hemşire hanım'ın güler yüzüyle biraz rahatladım,üzerime önlük giydim..doktor bey ve hanım rahatlamam için ellerinden geleni yaptılar,biraz sohbet ettik..sonrasında doktor hanım beni sedye'ye aldı ve yapacağı işlemi anlatmaya başladı,heyecanlıydım ama sonra hepsi uçup gitti..normal muayne'den tek farkı ilaç enjekte edilirken oluşan hafif bir ağrı oldu,sonrasında görüntüleme makinesi tarafından filmler çekildi,hatta hepsini izledim monitör'den ve doktorlarımla sohbet ettim ne nedir diye..yaklaşık 3-4 dakika süren işlemden sonra hemşire hanım'ın yardımıyla sedye'den kalktım,içeri gidip üzerimi giyindim çıktım..ödemeyi yapmaya gittim,rapor'um benden önce gelmişti..

Uzun süredir kendimi nasıl olacak diye boşuna yiyip bitirmişim meğer,gerçekten dedikleri gibi 2 dakika sürdü ve çok çok az bir ağrı hissettim..demem o ki korkmamak gerek..herkes aynı şekilde yaşamayabilir,herkesin ağrı eğişide aynı olmayabilir ama en önemlisi kişinin kendini rahatlatması ve tabiki işinin ehli bir doktor tercih etmesi bence..

Nereye gittin derseniz RADYOTOM-RADYOMAR Fındıkzade..Çok korktuğum bu işlem'i güler yüzleriyle,hastayı anlayan yaklaşımlarıyla kısa sürede sorunsuzca atlamamı sağladıkları için kendilerine ayrıca teşekkürler..

O kadar sorunsuz geçti ki sonrasında Kadıköy Cuma Pazarına bile gittim :)

Madem o kadar şey yazdım sonucunuda yazayım gayet iyiyim,hiç bi problem yok :)

Foto Kaynak: Deviantart






Doğadan 7 Otlu..

Dün elime ulaşan bu paket Doğadan Çay'dan..kendileri ara ara yeni çıkan ürünlerinden denenemiz için gönderiyorlar..daha önce gül'lü ve bergamot özlü olanlar gelmişti ama niye yazmadım bilemedim şimdi :)








Çay konusunda aslında yeniliklere pek açık biri değilim,ama faydası için bitki çaylarını tüketmeyi seviyorum..bu çay'ında oldukça fazla faydası olduğu yazıyordu broşür'de sizinle paylaşmak istedim..


Neler mi o faydalar?


*Kilo kontrolüne yardımcı ( ki bence en büyük +'sı )
*Sıvı atımını kolaylaştırıyor.
*Metabolizma'yı hızlandırıyor.


İçeriğinde'de kiraz sapı,biberiye,kekik,yeşil çay,mate,ısırgan ve funda yaprağı bulunuyor..Daha önce denediğim form çay'larından daha içilebilir buldum ben kendisini,oldukça aromatik bir kokusu var,tad olarak ise şekersiz içmeme rağmen hiç zorlanmadım diyebilirim..hafif aromatik tatlar geliyor ama rahatsız edici değil..hasılı kelam sevdim kendisini..günde birkaç bardak içebilirim..






Bitki çay'ı seviyorsanız ve kilo kontrolü ile ilgili sorunlarınız varsa bu çay birebir..uzun süreli deneme niyetindeyim,işe yarayıp yaramadığını yazarım daha sonra..


Doğadan'a çok teşekkürler..müşteri memnuniyetini önemsediği için..


Not: Bu bir tanıtım yazısı değildir..Sevdiğim tatları yada ürünleri sizlerle paylaşmak,sizi onlardan haberdar etmek adına yazdığım yazılardan biri'dir..


Sevgiler..