Polar Dolgu Fil..

Şu postumda demiştim ya dikiş makina'sı aldım..hemde kedicik diktim bir tane diye..Aslında hemen onun akabinde diktiğim ama paylaşamadığım POLAR FİL'im ile karışınzıdayım..kalıbı diğer bilgisayarımın harddisk'inde kaldı..zaten onu indirmedim Sevgilim'e gösterdim o bana çizdi..yardım etti ve oyuncak konusunda 1 adım daha ilerlemiş oldum..Ama sizler isterseniz sonrasında kalıpları eklerim :)

Görsellere bakın bakalım nasıl olmuş ?

Kulakları dikili değil yapıştırma oldu :) önce kulakları dikmeyi unuttuğumdan,acemiyim ama fena da olmadı bence :)


-

İçini doldurmak için evdeki sevmediğim bir yastığı feda ettim,evdeki malzemeler ile anca bu kadar yani :)


-

Aslında hortum kısmı daha uzundu ama yanlış dikince kısaltıverdim böyle daha iyi oldu gibi sanki :)


-

Evvettt sizce nasıl olmuş,fikirlerinizi bekliyorum..öneride olabilir,şu sitede güzel dikiş notları varda diyebilirsiniz,yada ben böyle yapıyorum sende yap gibisinden bişeyler merakla bekliyorum diyeceklerinizi..

Sevgiler..


Doğumgünüm 2011

27 yıl önce bugün ama bikaç saat sonra bende dünya'ya MERHABA demiş olacağım :) Bugün benim günüm iyisiyle,kötüsüyle yeni bir yaş karşılıyor beni..aslında bugün çokca sıkılsada canım yinede umut ediyorum güzel günler getirsin diye yeni yaşım :)




Sabah erkenden kalkıp BAKIRKÖY'e hastahaneye gideceğim,çünkü benimle aynı günde ve muhtelemen aynı saatlerde bir MELEK dünya'ya gelecek..ve bana 4.kez teyze olmanın keyfini yaşatacak..hatta pasta alsamda onu yerinede benmi üflesem diyorum hastahanede :)

Onu görüp geleceğim sonrasında akşam doğumgünü etkinliği yapacağız sevdiklerimizle beraber..yazamayabilirim belki diye peşin peşin yazayım dedim..bir sonraki postta doğumgünü etkinliklerimden bahsederim yada 27 yaşında olmanın nasıl bieşy olduğundan belki :)

Herkese sevgiler..İYİKİ DOĞMUŞUM AMA BEN DİMİ :) MUTLU YAŞLAR BANAAAA...

Kumaş Kedi..

Uzun zamandır ara verdiğim hobi işlerime,mükemmel bir dönüş yaptım..ahşap boyamadan sıkılmış biri olarak dikiş makina'sını alır almaz keşfetmeye koyuldum..çeşitli kalıplar buldum internet'ten ve sonrasında basit bir model olan bu kediciği yapmak istedim..her ne kadar ondan farklı olsada ben yaptım diyebilmek çok güzelmiş :)


bu şablon değil aslında tam olarak,ama sevgili eşim harika resim yapan biri olarak bakarak bu kediciği kumaş üzerine çizdi..sonrasında gece 3'e kadar uğraştık  ve kediğimizi bitirdik..


-

veee karşınızda ta tammmm minik renkli kediciğimiz..acemi işi biraz ama ilk olduğunu belirtmekde isterim :)

-

(kumaştan kedi) 

pek kediye benzemedi ama olsun :) 

daha polar kumaştan dikilmeyi bekleyen oyuncaklarım var sırada..bakalım onlar nasıl olacak..

nasıl olmuş sizce?? 

Mutlu Yıllar..2011

-

VEE ŞİMDİ GERİYE DOĞRU SAYIYORUZ..4..3..2..1..İŞTE 2011..

HERKESE SEVDİKLERİYLE BİRLİKTE MUTLU,HUZURLU,SAĞLIKLI,BOL PARALI BİR YIL DİLİYORUM..

BU YIL BÜTÜN GÜNLERİNİZ YENİ YIL TADINDA GEÇSİN..

SEVGİLER..

PS:otomatik bir posttu,bu post yayınlandığında ben cümbür cemaat aile şeklinde tombala,koşuşturma şeklinde olacağım :) 

Şah & Sultan..

Uzun zamandır kitaplara dair bir post yazmadım diye kızıyordum kendime..neyseki aslında bi çırpıda okuyabileceğim ama tembellikten beni bir köşede sessizce bekleyen kitabımı az önce bitirmiş oldum..aslında başka bir kitap okuyorken konusunun bana cazip gelmemesinden ve çokca merak ettiğimden bu kitaba geçtim..kendisi İSKENDER PALA'nın ŞAH & SULTAN kitabıydı..bir tarihsever olarak bayıldım tek kelimeyle..

-


zaten İSKENDER PALA ağır bir dili fakat akıcı hikayeleri olan bir yazardır..severek okudum diğer kitapları gibi hatta bu konuda okuduğum benzer bir kitap olan 2 HÜKÜMDAR 1 KADIN kitabı ile başta paralel giden ama sonrasında aynı hikayeyi farklı dillendiren yapısı oldukça kafamı karıştırdı,öyle ki İSKENDER PALA'ya bi şekilde ulaşıp sorsam diye düşündüm..ama nasıl ulaşabilirim bilmiyorum..sadece DİVAN EDEBİYATI ŞAİRİ olmasından ötürü bile bana daha inandırıcı geldi İSKENDER PALA'nın hikayesi..ve sonuç zalimde olsa insan tarafına aşık oldum ben YAVUZ SULTAN SELİM'in :) 

kitap'ta konu edilen ALEVİLİK-SÜNNİLİK konusunda oldukça farklı yorumlar yazılmış kimi kitabı övmüş,kimi yerden yere vurmuş..yazarın bu konudaki görüşü ne bilmiyorum açıkçası,ben bu kitabı bu açıdan okumadım hiç..o bölümler benim kafamda sadece hikaye'ye destek verdi..bu konuda ahkam kesecek değilim sadece AŞK'ı anlatan ŞAH'da olsa,SULTAN'da olsa,onlarında bir insan olduğunu hatırlatan bir kitap olarak okudum ve çok keyif aldım..

 tavsiye ederim..

Magrip-Maşruk

Hayat denilen şey anlık olaylardan ibaret aslında..bir insanın doğması,yaşaması yada ölmesi sanki dudak arasında 2 kelime gibi..ol denilen oluyor..doğ deniyor bazı meleklere doğuyorlar,öl deniyor bazı canlara ölüyorlar..biz henüz yaşa kısmındayız ama kimbilebilirki yarın yada 1-2 dk sonra geri dönüp bakmaya fırsatımız olacak yaptıklarımıza..


Bugün babam öleli 17 yıl oluyor..hayatımda 17 yıllık bir boşluk ve ben büyüdükçe o da büyüyor aslında..acısının,yokluğunun kelimelere sığması imkansız..hala çocuk yüreğim onun sıcaklığını arıyor,sıkı sıkı sarılıp kalbinde ağlamak istiyor,elimi tut,beni koru,yardım et demek istiyor..diyor da hatta o da duyuyor da..ama bize kalan sadece bi hayale sarılmak oluyor..10 yaşındaydım oysa..şimdi bakıyorum benim babamı kaybettiğim yaşta olan çocuklara..o kadar uzaklar ki bu ciddiliklerden..ölüm ne bilmedim ben hiç..bildiğim ilk ölüm babam'dı..o da her ölüm gibi zamansızdı..ne yapacağımı bilmez hallerde idim senelerce,sandım ki insan kavga ederek korur kendini hayattan,haksızlıklardan..deli gibi kavga ettim hayatla ve kendimle..kendimi korumayı öğrendim dikenlerimle..ve dikenlerimi gören herkes köşe bucak kaçtı benden..oysa özümde iyi bir çocuktum..bakmayı bilene..


Babam benim gülen hatıralarımın sembolü..mutlu çocukluğumun..hayatın en umarsız döneminin biricik kahramanı..o olmasa bu kadar anlam kazanmazdı belki de bu ruh bilmiyorum..her baba-kız ilişkisi özeldir derler ama ötesindeydik biz o söylemin..2 ablam daha vardı oysa ama en yakını bendim ona..maçlara giderdim onunla,koca koca adamlarla sohbet eder,dallardan meyve toplar,işine yardım ederdim..hep bir erkek evlat istedi babam ama bizi sevmemesinden değil..dedem gibi o da tek'ti..istediki bir erkek evladı olsun...oldu da ama ben hep onun erkek kızı oldum :)  tamda istediği gibi..hatta halada aynıyım ama içim öyle kırılgan ki babam..aynı senin gibi  :(

İlk zamanlar çokca kızdım neden bizi bırakıp gittin diye..öyle ya herkesin babası yaşıyordu..okulda parmakla gösteriyorlardı beni..kızıyordum,istiyordum ki onlarında babası ölsün,onlarda yaşasın çaresizliği..büyüdükçe anladım kader diye birşey var ama çok isyan ettim,neden ben diye,evet kader vardı ama o kader gelip bizimi bulmalıydı diye kendi kendime lanetler okudum..ağladım,paraladım,zarar verdim ama ne yaparsam yapayım geri getiremedim seni,o güzel günleri..ben de sustum acımı bastım yüreğime,dilime kilit vurdum,sormadan söylemez,anlamadan azarlar oldum..varsın herkes kötü bilsindi beni..ben bi tek senin yanında çocuk olmuştum,mutluluğa doymuştum..dizlerinde uzanıp saçımı okşamanın değerini paha biçemezdimki hiçbirşeye..belki sırf bu yüzden sığanacak bi liman bulduğumda hiç düşünmeden evet dedim,mutsuz değilim ama isterdim ki sende ol,sende gör gülen yüzümü,birşeyler başarabildiğimi.. 


ama öyle bir uzaklık ki şimdi aramızdaki sen Magrip'te ben Maşruk'ta..


ps:fotoğraftaki kişiler ben&babam..doğru düzgün bi resmimizde yokmuş bunu anladım :(

Sizi Seviyorum

-

BU FİLM YANILMIYORSAM 2009 YAPIMI..

HAFTA SONU GAZETELERİN BİRİ TARAFINDAN HEDİYE OLARAK VERİLMİŞ,BİZİM KIZÇELER İZLEMİŞ,BEĞENİNCE DE BENİMLE BİRLİKTE DE İZLEMEK İSTEDİLER..(BU ARADA BEĞENMELERİNDE FİLMDEKİ ANA KARAKTERİN ADININ EDA OLMASI BÜYÜK ETKEN)


BİZDE MAÇ BAŞLAMADAN,CD'Yİ TAKIP İZLEMEYE KOYULDUK..

KISACA FİLMİN KONUSU ŞÖYLE:

EDA ERKUT'LA UZUN SÜREDİR BİRLİKTEDİR,EDA GİTTİĞİ BİR TATİLDEN SÜRPİZ YARAK ERKEN DÖNÜNCE ERKUT'U EVDE BAŞKA BİR KADINLA BULUR..AĞLAR,HAYKIRIR..SONUNDA ERKUT BİZ ERKEKLERİN DOĞASI BU DER ÇIKAR İŞİN İÇİNDEN...EDA ARKADAŞININ ISRARIYLA TATİLE ÇIKAR AMA AKLI ERKUT'TADIR..ERKUT'TA TATİLDEN DÖNDÜĞÜN Ü ÖĞRENDİĞİ EDA'YA KENDİNİ AFETTİRMEYE ÇALIŞIR,AMA EDA'NIN BAŞKA BİR PLANI VARDIR..EDA BİR MEDYUM-BÜYÜCÜ'YE GİDER VE HARİKA BİR PLANI DEVREYE SOKAR..

ERKUT ARTIK NEREYE BAKSA EDA'YI GÖRMEKTEDİR..HERGÜN FARKLI BİR EDA İLE GÜNE BAŞLAR..NE OLDUĞUNU ANLAMAYA ÇALIŞIRKEN ASLINDA EDA'YA HAKSIZLIK YAPTIĞINI ANLAR VE PİŞMAN OLUR..

ASLINDA İŞİN İÇİNDE BÜYÜ FALAN YOKTUR..ALDATILAN VE MEDYUM'A GELEN BAYANLARIN ORTAK PLANI VARDIR..HERGÜN BİRİ BEN EDA'YIM DİYE  UYANDIRIR ONU,HER BİRİ FARKLI KİŞİLİKLERDE OLDUĞU İÇİN EĞLENCELİ DİYALOGLAR YAŞANIR..


HARİKA BİR FİLM DİYEMEM AMA ZAMAN GEÇİRMEK İÇİN HOŞ BİR ÖNERİ OLABİLİR..EDA'LARIN DEĞİŞMA BÖLÜMÜ ÖZELLİKLE EN TEMPOLU VE EĞLENCELİ SAHNELER..

NİTEKİM DERİM Kİ ROMANTİK KOMEDİ SEVİYORSANIZ İZLEYİN :)

Bir Yudum İstanbul..

Gün Beşiktaş semalarında başlamakta..yorgun,biraz sıkkın ama herşeye rağmen hayat diyen biri..yani ben..uymayan planlar neticesinde kendi kendine deli gibi dolanıp duran,hem yalnız olmaktan sıkılan,hemde içindeki yalnızlığı kimseyle paylaşamayan ben..sabah vapurlarından birine binmek üzere yol alıyorum..vapr geliyor,koşarak biniyorum..burun kısmından İSTANBUL'u izliyorum 3-5 ihtiyar ile birlikte..deniz kokusunu içime çekiyorum..martıların sesini,İSTANBUL'un sessiz ağlayışını dinliyorum..içim huzur doluyor,ihtiyarlar neye gülüyor bu dercesine bakıyor,fotoğraflar çekiyorum,İSTANBUL uykumu açıyor,okşuyor hafifçe yanağımı,pazar günü yalnız olsamda yalnız değilsin diyor..

Vapur duruyor,insanlar iniyor..oysaki benim vapurumda 5-6 kişiydik..ihtiyarlar ve ben..gerisini saymıyorum..öyle büyük bir dinginlikle denizi izliyoruz ki hepimiz bir ara inmeyi unutmasak diyorum içimden..fotoğraflarını çekmek istiyorum utanıyorum..deniz'i,martı'ları,kız kule'sini alıyorum bende yanıma..çantama koyuyor,hayallerimle birlikte onları da eve getiriyorum..


Kalabalık içinde balık ekmek kokuları arasında durağa geliyorum..otobüsüm 5 dk önce kalkmış..hiç kızmıyorum nedense,bir yer bulup oturuyorum,yavaş yavaş yanımdaki insan kalablığı artıyor,sınav için adres soruyorlar sonra hep beraber bilmeyenler olarak otobüse doluşuyorlar..ben cazgırlanıyorum biraz ilk ben geldim diyor,cam kenarına yerleşiyorum..mp3 çalarımda eşimden kalan ilginç şarkıları dinliyorum,otobüs o kadar kalabalıklaşıyor ki inesimg eliyor..alıyorum elime ŞAH&SULTAN'ı başka diyarlara gidiyorum..okudukça YAVUZ'u daha bi seviyorum,daha öncede onunla ilgili kitaplar okumuştum,sanki git gide artıyor ilgim..gel gözdem ol dese gideceğim ardısıra herhalde :)


Ohh be diyorum nihayet bildiğim yerin kokusu,evim..koştura koştura gelip bol bol tembellik yapıyorum,blog kampanyalarından bunalıyorum,bişiler yazayım derken leziz görüntüler buluyorum sonrasında diyorum neden bugünü yazmıyorum..yazıyorum sonrasında da çocuk yüzlerine gülümseme olmaya gidiyorum..




Vapur'dan İstanbul karelerim..bugün çekmişim :)




                                                       martılar selam verirken...




uzaklardan kız kulesine bakar iken.. 




boğazın 2 yakası 1 araya gelir iken.. 



kız kulesi yakınlarından geçer iken.. 



martılar sevgiyle oynaşırken.. 



ardımda bıraktığım BEŞİKTAŞ'a hüzünlü gözlerle bakıyor iken.. 



HAYDARPAŞA TREN GARI'nı özlemle kucaklıyor iken.. 



KADIKÖY'deki devasa balon'un ne işe yaradığını düşünür iken.. 
-

KADIKÖY'e uzaktan bakar iken.. 



DOLMABAHÇE SARAYI'nın bir bölümünü ve çaktırmadan kitap okuyan kişiyi fotoğraflamaya çalışır iken.. 




PS:Şimdi öğrendim ki HAYDARPAŞA TREN GAR'I için için yanıyormuş..yanından geçerken öyle bi garip oldum ki,belkide bu olay yüzündendi..umarım kısa zaman içersinde zarar görmeden söndürülür,bir tarih daha yok olup gitmez :( 
Sevgiler..

Öğretmenim Canım Benim..






Bugün ''ÖĞRETMENLER GÜNÜ''..herkesin hayatında çokca sevdiği yada adını duysa kalkıp gidesi gelen öğretmenleri vardır..Mesela uzaktan akrabam olan ilkokul öğretmenim,o akdar naif ve kibar bir insandı ki bir bayana yakışırdı en çok öğretmenlik gözümde..sonrasında zorunlu okul değişimi ile tanıdığım ortaokul öğretmenlerim oldu..bayanlar ne kadar kibar ise erkek öğretmenlerimizde o kadar eğlenceli idi..hiçbirinin ağzından kötü söz işitmedim..kızdıkları,bağırdıkları da oluyordu ama nihayetinde onlarda insan'dı ve aslında gerçekten daha fazlasını hak ediyordu o kişiler..Sonra lise'ye başladım,işte orda anladım ki insanlar kendi egolarını tatmin etmek için yerden yere vuruyorlar öğrenciyi..mesela matematik pek sevmem,yani biraz zor anlıyorum diyim..40 kişi içinde problemi çözemedi diye rezil eden gerizekalı bi öğretmen o da bana rast geldi sanırım..ben edebiyat severim,tarih ve coğrafya..matematik'de ortalama bi öğrenciysem üzerime gelmenin ne anlamı varki !! ne diye o çözemedi ama bakın ben 5 dk'da çözdüm diye böbürlenir ki insan,sen öğretmensin üniversitesini okumuşsun,bilmem kaç yıl öğretmenlik yapmışsın hala lise öğrencisiyle aşık etmek de neyin nesi aklım almıyor..ve düşünüyorum da insanlar hep ilk öğretmenlerini yada ilköğretim dönemi öğretmenlerini seviyor,lise öğretmenini seven yok gibi..lise'de bir tek psikoloji öğretmenimi severdim o da psikolojimizi anladığından :) neyse bi ÖĞRETMENLER GÜNÜ kutlayayım dedim nereye geldim :) Bütün Öğretmen'lerin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN..ama ego tatmini peşinde koşan,aşağılayacı tavırlar dışında bulunanların ki hariç..Hani Öğretmenlik kutsal bir meslek ya,bu kutsal mesleği haketmeyenler Türkiye'deki vahim tabloların sebebi sizlersiniz..






Mim'e falan gerek kalmadı,içimde nasıl bir kin biriktirdiysem artık,biri Ö dedi ben arkasını getirdim :D pazartesi günü işe başlayabilirim belki,çok sürpriz durumlar gelişti ama başlamadan bişi demiyeceğim,hayırlısı bakalım..başlamazsam da yazıp yazıp dururum yine :) yada biri yine İ der ben arkasını getiririm :)


PS:Fotoğraftaki şiir okuyan önlüklü ve yıldızlı kişiler ben olurum bu arada :) yıldız gibi öğrenciyim ahaha :D

10 Kasım 1938..




10 KASIM 1938 ÜLKEMİZ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR TARİH..CUMHURİYETİMİZİN VE ÜLKEMİZİN KURUCUSU YÜCE ATAMIZ'IN ÖLÜMÜNÜN 72.YILI..72 YIL UZUN BİR ZAMAN DİLİMİ..BELKİ ÇOK UZAĞIZ ONUN CUMHURİYETİ KURARKEN Kİ DÜŞÜNCELERİNDEN BİLMİYORUM,BELKİ DE SÖYLENMESİ GEREKEN ÇOK FAZLA ŞEY VAR AMA..ÖNÜMÜZDEKİ YILLARI UMARIM ATAMIZIN İLKE VE İNKILAPLARINA DAHA BAĞLI,DAHA DEĞER BİLEN,CUMHURİYETE VE ÜLKESİNE SAHİP ÇIKMAKTAN MUTLULUK DUYAN BİREYLER OLARAK GEÇİRİRİZ..SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUM ATAMIZI..MEKANI CENNET OLSUN..