Sevgi'ye Dair..


SEVGİ..

Ne sihirli bir sözcük,ne anlamlı bir duygu..

Dünya varolalı beri yaşanan tüm güzelliklerin anası SEVGİ..

Varolmamızın,aşka dolmamızın..

Bir kalpte 2 olmanın..

Hoş olanı değil sevdiğini hoş bulmanın..

El ele dünya'ya kafa tutmanın..

Sebebsiz yere mutlu olmanın..

Sebebi..



Herşey SEVGİ'yle başlar..

SEVGİ'de buluşur kalpler ve gözler önce..

sonra mutluluk ve neşe saçar etrafına..

sonrasında meyve verir hayata..

meyvesini bi başka sever,yarini bi başka,anne-babasını bi başka..

sonra o meyve büyür birini sever..

kendi meyvesini sunar hayata..

hayat böyle devam eder..

ama hep SEVGİ'yle..



SEVGİ engin bir deniz gibidir..durmadan çağıldar..

SEVGİ koca bir çınar gibidir..büyüdükçe yaprak yaprak açar..

SEVGİ ancak paylaşılınca yaşar..



SEVME'nin,SEVGİ'nin günü olmaz..

hergün SEVGİ'nin günüdür..

ama madem bugün SEVGİLİLER GÜNÜ..

SEVGİ'nizi göstermekten,söylemekten çekinmeyin sevdiklerinize..

bugün sadece sevgililere özel olsada,tüm sevdiklerinizle paylaşın..

hediye almayı ticari kaygı olarak görüyorsanız güzel sözlerinizi mutlaka paylaşın..çünkü onlar tüm hediyelerden değeri..

ve bugün

SEVGİLİLER SEVGİLİ'sini de dualarınızla anmayı unutmayın..


Herkese SEVGİ dolu bir ömür dilerim..




SEVGİLİ'ye not:

Hayatta herşeyin bi sebebi var biliyorum,İSTANBUL'a gelip hiç olmadık bi şekilde seninle tanışmamın,işte bu doğru insan deyip kısa sürede aile olmamızın,yaşadığımız tüm olumsuzlukların,herşeye rağmen kopamamızın..

hepsi SEVGİ'ye dair..

SEVGİ olmasa ''biz''olamazdık..

Bir Ömür Boyu Sevgi ve Aşk'la..

FİONA'n..



İstanbul Oyuncak Müzesi

 


Aslında gitmeden önce hiçbir fikrim yoktu bu güzel mekana dair..hazır okullar yeni yıl tatiline girmişken,yeğenlerime karne hediyesi olarak bir gezi hediye etmek istedim..hem ilgilerini çekecek hemde onlara yeni ufuklar açacak olması benim için önemliydi..kura çekilişimiz sonucu ve bolca merağın galip gelmesi ile kendimizi organizasyon yapar bulduk :) kuramızdaki diğer 2 seçenek sinema ve Dolmabahçe sarayı idi..malum Dolmabahçe bize epey uzak,sinemada bildik bi organizasyon olunca en farklısını seçtiler :)

Öncelikle internetten müze'nin sitesini inceledik birlikte,epeyce ilgilerini çekti..hergün bana sorar oldular ne zaman gidiyoruz diye,dün'de güneşli bir İstanbul günü olunca,hemen hazırlanmalarını söyleyip,eşimle birlikte onları aldık evden..sonrasında önce minibüs sonra tren yolculuğu ile Göztepe'ye vardık..(bu arada yeni banliyö trenlerine ilk kez bindim,harikaymış,bi nevi hızlı tren gibi ) Her ne kadar internetten adresi incelesekde tam olarak yerini bilmediğimizden birkaç kişiye sorduk,sağolsunlar yardımcı oldular ama kısa bir yolu biraz uzatmış oldular :) gidecek olanlara tavsiyem Göztepe tren istasyonunun binasına çıktıktan sonra yoldan karşıya geçip sağdan dümdüz yürümeleri..sonrasında solda hemen karşılarına çıkacak..aslında tren istasyonu civarında tabelaların olmaması büyük bir eksiklik belirtmek isterim bunuda..müzenin sokağına girmek üzereyken 1 tabela var sadece ki onuda görmeye gerek yok..zaten müze girişinde 3 adet zürafa karşılıyor sizi :)

ilk fotoğraflar müze girişine dair..müze girişindeki zürafalar aslında sokak lambası imiş bu arada :)















-

çocuklar açısından ilk intibah oldukça olumlu göründüğü üzere..
 müze girişinde çeşitli tahta oyuncaklar ve hediyelikler satın alabiliyorsunuz..ayrıca müze'nin kurucu SUNAY AKIN'ında kitapları mevcut..

giriş kat'tan itibaren müzede vitrin ve odalar çeşitli temalara göre düzenlenmiş..mesela uzay bölümü,tren bölümü,vahşi batı bölümü..

şimdi bu bölümlerden birkaç fotoğraf :)












aslında ben sussam fotoğraflar konuşsa daha iyi olacak sanırım :) epeyce fotoğraf çekmişim bende :)

müze 3,5 kattan oluşuyor,her bölümde ayrı bir temaya ait oyjncaklar bulunuyor,oyuncaklar oldukça detaylı ve nostaljik..özellikle minyatür işi yapan arkadaşlara harika fikir önerileri mevcut..

müze'nin üst katında tavan arası bölümü bile var..o bölümde bavullar,televizyon ve eski eşyalar bulunuyor..yukarıdaki fotoğraflarda görmek isterseniz :)

her bölüm ayrı bir rüya gibi..yani çocuklara hediye olsun dedim ama en çok beni mutlu etti desem :)

ayrıca yanımda fotoğraf makinesi olmayan bi iki bölüm var fotoğraflamadığım..birinci bölüm tuvaletler..tuvalet'e giden koridor harika,titanic'de gibisiniz..keza tuvaletlerde bile  o kadar hoş detaylar varki çocuklar şaşıp kaldı..fotoğraflamadığım diğer bölüm kafe bölümü..hem bahçesi hemde kapalı bölümü yine oyuncaklar ve nostaljik objeler ile zenginleştirilmiş,ayrıca bahçede Ozmo Çikolata Dünyası vardı..buarada ahşap oyuncakları harçlıklarıyla satın alabiliyor ve boyuyabiliyorlar çocuklar,ama çikolatada olsa hediye gibi hoş olurdu bence..




kısacası gidip görün derim..

birüsürü fotoğraf ekledim ama yinede sitesine göz atın ki daha hoş detayları görebilesiniz..özellikle cafe bölümüne göz atmamazlık etmeyin..

bu arada öğrenci ve öğretmenler için 5 tl
yetişkinler için 8 tl giriş ücreti..


bu hoş mekan için emeği geçen herkesi ama özellikle SUNAY AKIN'I tebrik ediyorum..kesinlikle geliştirilmeli bu müze ve kesinlikle ziyaret edilmeli..her yaşa hitap ediyor çocukluğunuzdan bir günü anımsamak isterseniz mutlaka gidin..

ps:fotoğraflardaki mankenlikleri için ECE ve EDA'cıma teşekkürü bir borç bilirim..

müze sonrası biz biraz yürüyüş,sonrasında yemek faslı yaptık,trene binip yine evimizin yolunu tuttuk..harika bir pazar günü oldu..

umarım okurken sizde keyif alır ve en kısa sürede ziyarete gider,görüşlerinizi benimle paylaşırsınız..



Sevgililer Günü Tac'ı..

Bu aralar aslında epeyce tembelim demişmiydim..canım hiçbişi yapmak istemiyor..tembel tenekeyim yani tam anlamıyla :) ama geçen günlerde ufak bişi yaptım..amatörce ama paylaşmak istedim :) 

 

Gayet geri dönüşüm bir çalışma oldu..kırmızı tüller ve kırmızı keçe kalpler ile dore rengi kurdele'lerin buluşması sonucu böyle bir taç çıktı ortaya..amacı sevgiler günü değildi ama sanırım 10 dk'da,dikmeden yani aslında yapabilirmiyim diye yapılmış bişi..yapıştırıcı ellerime yapışınca biraz keçeleride batırdım ama olsun.. o kadar güvenmişimki kendime ilk falan demedim ekleyiverdim :) yorumlarınızı paylaşırsanız sevinirim :)




                                                                   malzemelerim evden :)

                                                                hediye gelen çiçeğin tülleri..
                                                                           yapıştırıcı
                                                               taç(evdeki taçlardan biri)
                                                              ve yine çiçek kurdele'si :)
         vee 2 adet keçe kalp..ama nerden bulupta sakladım anımsamıyorum ):


-

 iştee böylee...ilk kez taç süsledim..ama çok sevdim..kesinlikle bir an önce malzeme temin etmem gerek :)

bu acemilik ama olsun..daha güzellerini yapıp paylaşmak dileğiyle..

üzerinde bulunan yapıştırıcıları görmeyin ama :) ellerimden bulaştı :)

bu arada çok güzel taçlar süsleyen arkadaşlarımız var..yorum olarak püf noktalarını paylaşırkarsa benimle çok çok mutlu olurum..tabi fikirde belirtinki biliyim güzelmi olmuş çirkin mi :) 

Ölüm ve Barış..

Hayat ne garip değil mi?doğuyor,yaşıyor ve ölüyoruz..yani sıradan bişi aslında da..kimizi 20 sene kimimiz 100..çoğu zaman iyilerde hep erken gidiyor mesela..örnekmi..benim ilk örneğim babam..40 yaşında bile değildi aramızdan ayrılmayı seçtiğinde..

Ama sadece yakınlarımızın erken ölümü olmuyor bizi üzen..bir BARIŞ MANÇO mesela..bir CEM KARACA..bir ZEKİ MÜREN..üretkenlikleri ile bu ülkeye değer katan büyük isimler ve belki niceleri..



Bu isimler içinde belkide içimizi en acıtan BARIŞ MANÇO'nun ölümü oldu..çünkü O çocukluğumuzun kahramanıydı..her çocuk gibi en çok istediğim kendisiyle tanışmak ve programına katılmaktı..ama İSTANBUL'dan çokca uzaktım o zaman..sırf bunun için İSTANBUL'a taşınalım demişliğim vardır uzunca zaman babama..BARIŞ MANÇO ülkemiz için büyük bir değer,bir fenomen..o zamanlarda çocuklara dair ilk programı yapan,değişik ülkelere gidip bizi o kültürlerle tanıştıran ve bugünkü gezi programlarının önünü açan hep o oldu..bizlere ADAM OLACAK ÇOCUK demişti,bugünün geleceği olduğumuzu bildiğinden,ıspanağın faydalarını onunla öğrendik biz..neşeyle şarkı söylemeyide..bağıra bağıra söyledik tüm şarkılarını..BUGÜN BAYRAM dedik,ARKADAŞIM EŞŞEK dedik,DOMATES BİBER PATLICAN dedik,AYI dedik ..ülkemizi sevmeyide ondan öğrendik,farklı kültürleride..istedik ki tüm babalar onun gibi olsun..oysa biz onu böyle severken kendi çocuklarından bile çok sevmiş bizi zaten..ADAM OLACAK ÇOCUK programını izlemezmiş çocukları..kıskanırlarmış..biz onun gibi babamız olsun derken onlar herkesin gibi babamız olsunda,sadece bizimle olsun derlermiş çocukken..BARIŞ MANÇO ülkemizde müzik adına önemli işlere imza atmış bir isim hatta ülkemiz dışında JAPONYA'da en sevilen sanatçılardan biri..JAPONYA konserinde çekilen görüntüleri aslında müziğin ve BARIŞ MANÇO'nun evrenselliğinin resmi gibi sanki..ölümünün üzerinden onca zaman geçmesine rağmen hala şarkıları dillere pelesenk..her biri başka bir diyara götürüyor sanki bizi..ama en çokda çocukluğumuza..en çokda 80 ve 90'lı yılların diyarına..çocuklar için olduğu kadar büyükler içinde özel bir isimdi..kimse onun gibi anlatamadım mesela aşkı,sevdayı,ayrılığı..ilginç benzetmeleri vardı..2 kelime ile anlatırdı demek istediğini..mesela GÜLPEMBE,BAL BÖCEĞİ,UNUTAMADIM,DAĞLAR DAĞLAR,GÜL BEBEĞİM,BEN BİLİRİM..aslında bütün şarkıları ayrı hepsi özel..kendisi gibi..


-

BARIŞ MANÇO'ya dair notlar..

 Barış Manço ya da tam adıyla Mehmet Barış Manço (d. 2 Ocak 1943, İstanbul - ö. 1 Şubat 1999, İstanbul), Türk besteci, şarkı sözü yazarı, gezgin ve TV programı yapımcısıdır. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucu üyelerindendir. Müziğe başlangıcı Galatasaray Lisesi'nde oldu. Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi'nde tamamladı. Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Flemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca ve Yunanca olarak yorumlandı ve Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayatından aldı. “Domates, Biber, Patlıcan”, buna bir örnektir. Hazırladığı televizyon programıyla dünyanın pek çok ülkesine gitmiş, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırılmıştır...


Türkiye'de temel eğitimin beş yıldan 8 yıla çıkarılmasına destek olmak amacıyla eşi Lale Manço ile birlikte İstanbul'un Tuzla ilçesinde bir okul yaptırdı. 1997 yılında inşasına başlanan 30 derslikli Tuzla Barış Manço İlköğretim Okulu 2000 yılında eğitime başladı.

En çok bilinen şarkılarından Gül Pembe, Manço 13 yaşındayken ölen babaannesinin ismidir.

Gittiği ülkelerden topladığı 310 adetlik fotoğraf makinesi koleksiyonu bulunmaktaydı. Bu koleksiyonunu ölmeden önce Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin Cağaloğlu'na bulunan Basın Müzesi'ne bağışlamıştır.

1962 yılından itibaren gazete ve dergi arşivi tutmaya başladı. Biriktirdiği sayfaların oluşturduğu cilt sayısı 60'tır.

Barış Manço, mezunu olduğu Galatasaray Lisesi'nin spor takımı Galatasaray taraftarıdır.

Yol Verin Ağalar Beylar şarkısı 1999 Türkiye genel seçimleri öncesinde DYP tarafından propaganda parçası olarak kullanıldı. Bu nedenle parçanın radyo ve televizyonda yayınlanması seçim yasakları kapsamında TRT tarafından seçime kadar yasaklandı.


-

Kendisini anlatmaya kelimelerin kifayetsiz kaldığı büyük sanatçımızı saygı ve rahmet'le anıyoruz..12 yıl olmuş onsuz geçen ama aslında hep onla dolu..mekanı cennet olsun..

Gönlümüze dokunan şarkıların ile hep oradasın BARIŞ ABİ.. 


 -
 


 -

 


 SEVGİ VE ÖZLEMLE..

BARIŞ MANÇO ile ilgili daha fazla detay edinmek isterseniz burdan..TIK TIK.. 




Eyvah Eyvah 2..

Aslında pek film izlemekten hoşlanmam,çabuk sıkılırım ama konu ya eğlenceli yada ilgi çekiciyse benim için hiç kaçırmam :)




İlk filmi EDİRNE'de kötü zamanlar için moral olsun diye izlemiştim..bu filmde ise üşengeç bi çift olarak haftasonu birlikte bişeyler yapmak istedik SEVGİLİ ile..her ne kadar 3.haftasında olsada :)

-

Neyse gelelim filmimize..

Filmimiz öncelikle bir devam filmi..1.film'de başına olmadık olaylar gelen,babasını bulan ama sevdiği MÜJGAN hemşire'ye bir türlü açılamayan HÜSEYİN,bu filmde hem sevdiği kıza açılmaya,hemde babasının gözüne girmeye çalışıyor..filmin geneli oldukça tempolu ve eğlenceli..şu sahne şu sahne diyemiyeceğim aslında..

ama HÜSEYİN'in MÜJGAN'ın babası ile karşılaşması,doktoru gezmeye götürmeleri,mültecilerle tatbikatı mahvetmeleri ve birde son sahnesi bende en çok iz bırakan sahneler..ayrıca DEMET AKBAĞ'ın İSPANYOL ile olan sahneleri ve FASULYE şarkısının yeni düzenlemesi ile BEYAZ SHOW'a çıkması yine unutulmaz ve eğlenceli sahneler..

HÜSEYİN ve MÜJGAN'ın düğünü..SERKAN ÇAĞRI'nın KLARNET'i konuşturması kısaca

film için diyebileceğim tek şey eğlenmek istiyorsanız mutlaka izleyin :)

Anahtar Kelimeler..

Birçok arkadaşımız daha önce bloglarında bu tarz post'lar hazırladılar..o zamandan aklımda kalmış benim de :)

Hem kullandığım bir istatistik programı hemde blogger istatistik'lerden yardım alarak kendi anahtar kelimelerimi derledim,topladım..ama bana ilginç gelenleri..bakalım hangi ilginç kelimeler blogumun arama motorlarında bulunmasında etken'miş :)





Blogger İstatistikler ve Online Web Stat's İlginç Anahtar Kelimelerim :)

Walcoo.com ve Walcoo Filter:Hiç bu adreslere dair bir post paylaşmamıştım ama dekupaj resimlerinin üzerinde yer alıyor,ordan aranıp çıktıysa helal olsun ne diyim :)

10 Kasım'la İlgili Melodi:10 Kasım ile ilgili bu yazım sanırım,blogun adında da melodi olunca yönlendirdi sanırım :)

Edirne Cuma Pazarı:Düşündümde bi sürü EDİRNE postu hazırlamışım ama pazara dair bişi yazmamışım,gitmiştimde halbuki :) demek ki bu eksiklik hemen giderilmeli :)

Keçe nedir?Nerelerde Satılır?Ne Amaçla Kullanılır?:Keçe'nin ne olduğunu biliyorum ama benzer bi post hazırlamıştım,nerelerden temin edilebilir gibi,amacını falan araştırmamıştım :)

Muhteşem Yüzyıl Roman Uyarlama:Muhteşem Yüzyıl bildiğim kadarıyla herhangi bir roman'dan uyarlanmadı,kaldı ki roman gibi bir hayatı olan padişah'tan bahsediyoruz,dizi uyarlama değil ama öneri olarak HÜRREM yada CARİYE'NİN KIZI romanlarını tavsiye ediyim bari :)

İstanbul Bernina Dikiş Makinaları Satış ve Fiyat Yerleri:Dikiş makina'sında acemiyseniz benim gibi en kullanışlı model falan diye araştırıyorsanız boşuna internete bakmayın derim ya kullanan yakınlarınıza sorun yada direk mağazaları gezin :) gerçi ben model vs.yazdım aldıktan sonra ama BERNİNA değil..

Hobi Edinmek İstiyorum:Ne güzel edinin işte,benim anlamadığım nasıl yardımcı olacağım :) hobisel öneriler bölümüne göz atın derim uygun bişeyler çıkar mutlaka..ahşap boyama terapi gibi mesela..dikiş'de ben sinirleniyorum hemen :)

Ne Aramıştınız?:Asıl siz ne aramıştınız :)

Kalabalık Dekupaj Resimleri:Dekupaj resimleri ile ilgili 2 post var blogumda ama 2'side kedili..ısrarcı olursanız kalabalık olarakda eklerim :)

Magrip Deli:Magrip ile Maşruk dünya'nın 2 ucu demek..yalnız deli ile ne bağlantısı var ben çözemedim :)

Saatler Resmi:Saat demek istedin herhalde ? saat resmi daha kolay sonuca ulaştırır seni :)

İskender Pala'ya Nasıl Ulaşırım? :Bi bilsem kendim ulaşıcam zaten ama sen öğrenirsen sende bana haber et bi zahmet :)

1 Metre Kumaş Ne Kadar? : Kumaş'ına göre değişiyor herhalde ama en doğrusu kumaşcılara sormak,benim aldığım 7,75 tl idi..

Naptın Be Hayat: Hayat epeyce üzmüş anlaşılan sizi de o sorunun cevabı netten çıkmaz,içinizde içinizde :)

Shower Melodik:Nasıl bişi bu ya :) melodik duş mu?duşta melodimi?duş melodisimi? acaba hangi yazım cevap oldu bu soruya meraktayım :) en güldüğüm bu oldu :)

Keçe Ne Zaman Bulundu? :M.Ö. 1500'de..Ne biliyim ben..zaman veren bi keçe postum yok ama bende merak ettim şimdi ne zaman bulunduğunu bulursam yazarım :)

Süt ve Süt Fotoğrafı :Süt ile ilgili bi postum vardı,yaz sıcaklarına iyi geliyor gibilerinden,ilk ve tek sağlık postumdur kendisi ondan bana ulaşmanı takdir ettim :)

Yastayım Bugün:Bu post aslında bi şarkı adı yada sözü..sanırım ordan ulaştı bana arama motoru ama keşke ulaşmasaydı :( çok üzücü bi post çünkü :(

Kitaplarla İlgili Güzel:Kitap'larla ilgili postlarım olmasına rağmen kitap resmi ve birde bu kelime çıkmış arama'larda demek kitaplara ağırlık vermem gerek..cümlenin devamını merak ediyorum yalnız kitaplarla ilgili güzel ? yorummu,yazımı? ne acaba :)

Şimdilik bana en ilginç gelenler bunlar..varmı sizinde böyle ilginç arama kelimeleriniz merak ediyorum yorum olarak belirtin hadi :) yada blogunuzdan post olarak yayınlayın sonra en ilgincini seçelim beraber ve o ip'deki kişiye ulaşıp onu ödüllendirelim derim ben :)

Cariye'nin Kızı : Mihrimah - Demet Altınyeleklioğlu



Bir solukta okuyup bitirdiğim kitap'lardan biri oldu CARİYE'NİN KIZI-MİHRİMAH..Daha önce DEMET ALTINYELEKLİOĞLU'nu okumamıştım hiç..ama anladımki severek takip edeceğim bir yazar olacak..bu kitabı okumadan önce aslında MOSKOF CARİYE-HÜRREM'i okumam gerekti,hikaye'nin bütünlüğü açısından sanırım..olsun ama zaten hikaye bir bütün aslında bence,2.olarak okuyacağım ve sonrasında yazar'ın şu anda yazım aşamasında olduğu NURBANU'yu..

Kitaplar'ı ve tarih'i seviyorum..Tarihsel kişilik'ler hakkında,farklı yazar'ları okumayı'da..Bir hikaye'yi farklı kişi'lerden dinlemek ve sonunda aklımda kendi hikayemi oluşturmak harika bence..

Kitap'ta tutku,ihtiras,saltanat hırsı,aşk,entrika mevcut bol bol..ama beni en etkileyen olaylar..MİMAR SİNAN'ın MİHRİMAH'a olan aşkı ve KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'ın oğlunu öldürttükten sonraki hali..

Eğer tarih seviyorsanız ama tutku,ihtiras,entrika,saltanat'ta olsun istiyorsanız mutlaka okumalısınız..hatta MUHTEŞEM YÜZYIL sayesinde merak edilen KANUNİ'ye dair farklı bilgiler edinebilirsiniz..

Kitap'ın Konusu Şöyle Anlatılmış Arka Kapak'ta..

Tutkusu Hürrem, Gücü Süleyman, Masumiyeti İse Esaretiydi!..

Üç kıtaya yayılan bir imparatorluk, sayısız entrikanın döndüğü bir saray, güç ve tutkunun kızı bir güzel, üç kalp ve bir aşk. Osmanlı Sarayı'nın muhteşem atmosferinde, kudretle, aşkla kuşatılmış bir hayattı onunki. Çevresinde korkunç ölüm oyunları örülüyor, gölgelere sinmiş suikastçiler fırsat kolluyordu. Yaşamak için öldürmek zorunda kalmayı kabullenemeyen masum bir kalp ve çaresiz, telaşlı çırpınışları Osmanlı'nın unutulmaz dönemlerinden birinin saklı kılavuzuna dönüşecekti. Mihrimah'ı, elle tutulur hiçbir özelliği olmayan bir adamla evlenmeye zorlayan korkunç sır, annesi Hürrem'le arasındaki anlaşmada gizliydi. O güçte bir annenin, o tutkuda bir babanın kızı, Hafza'nın torunu, Sinan'ın açmazı, Rüstem'in gelini olmanın aykırı bir bedeli vardı. Artık ne Barbaros Hayreddin Paşa'nın kadırgaları, ne de Mimar Sinan'ın göğe astığı kubbeler güldürebilirdi kırgın prensesin yüzünü. Gözlerine çöreklenen tuhaf derinliğin esiri Mihrimah, kalbinden geriye kalan koca boşluğu, adını tarihe kazıyarak dolduracak ve...
...Hürrem Mihrimah işbirliği, Cihan Devleti'nin kaderini değiştirecekti.

Muhteşem Süleyman ile Büyük Aşkı, Moskof Cariye Hürrem'in Mahzun ve Güzel Kızıydı Mihrimah.

İktidar Savaşları ve Aşkla Yazılmış Kaderini, Süslü Saray Salonlarında Bir Yük Gibi Taşıdı.


Severek okuduğum bu kitap'ı kesinlikle tavsiye ediyor ve internet üzeri'nden satın almanızı öneriyorum..760 sayfa korkutmasın sizi o kadar akıcı ki hikaye bitmesini istemiyor insan..kitapçılarda 25 tl..internet'te ise 17-18 tl civarı..umarım beğenirsiniz..

Polar Dolgu Fil..

Şu postumda demiştim ya dikiş makina'sı aldım..hemde kedicik diktim bir tane diye..Aslında hemen onun akabinde diktiğim ama paylaşamadığım POLAR FİL'im ile karışınzıdayım..kalıbı diğer bilgisayarımın harddisk'inde kaldı..zaten onu indirmedim Sevgilim'e gösterdim o bana çizdi..yardım etti ve oyuncak konusunda 1 adım daha ilerlemiş oldum..Ama sizler isterseniz sonrasında kalıpları eklerim :)

Görsellere bakın bakalım nasıl olmuş ?

Kulakları dikili değil yapıştırma oldu :) önce kulakları dikmeyi unuttuğumdan,acemiyim ama fena da olmadı bence :)


-

İçini doldurmak için evdeki sevmediğim bir yastığı feda ettim,evdeki malzemeler ile anca bu kadar yani :)


-

Aslında hortum kısmı daha uzundu ama yanlış dikince kısaltıverdim böyle daha iyi oldu gibi sanki :)


-

Evvettt sizce nasıl olmuş,fikirlerinizi bekliyorum..öneride olabilir,şu sitede güzel dikiş notları varda diyebilirsiniz,yada ben böyle yapıyorum sende yap gibisinden bişeyler merakla bekliyorum diyeceklerinizi..

Sevgiler..


Doğumgünüm 2011

27 yıl önce bugün ama bikaç saat sonra bende dünya'ya MERHABA demiş olacağım :) Bugün benim günüm iyisiyle,kötüsüyle yeni bir yaş karşılıyor beni..aslında bugün çokca sıkılsada canım yinede umut ediyorum güzel günler getirsin diye yeni yaşım :)




Sabah erkenden kalkıp BAKIRKÖY'e hastahaneye gideceğim,çünkü benimle aynı günde ve muhtelemen aynı saatlerde bir MELEK dünya'ya gelecek..ve bana 4.kez teyze olmanın keyfini yaşatacak..hatta pasta alsamda onu yerinede benmi üflesem diyorum hastahanede :)

Onu görüp geleceğim sonrasında akşam doğumgünü etkinliği yapacağız sevdiklerimizle beraber..yazamayabilirim belki diye peşin peşin yazayım dedim..bir sonraki postta doğumgünü etkinliklerimden bahsederim yada 27 yaşında olmanın nasıl bieşy olduğundan belki :)

Herkese sevgiler..İYİKİ DOĞMUŞUM AMA BEN DİMİ :) MUTLU YAŞLAR BANAAAA...

Kumaş Kedi..

Uzun zamandır ara verdiğim hobi işlerime,mükemmel bir dönüş yaptım..ahşap boyamadan sıkılmış biri olarak dikiş makina'sını alır almaz keşfetmeye koyuldum..çeşitli kalıplar buldum internet'ten ve sonrasında basit bir model olan bu kediciği yapmak istedim..her ne kadar ondan farklı olsada ben yaptım diyebilmek çok güzelmiş :)


bu şablon değil aslında tam olarak,ama sevgili eşim harika resim yapan biri olarak bakarak bu kediciği kumaş üzerine çizdi..sonrasında gece 3'e kadar uğraştık  ve kediğimizi bitirdik..


-

veee karşınızda ta tammmm minik renkli kediciğimiz..acemi işi biraz ama ilk olduğunu belirtmekde isterim :)

-

(kumaştan kedi) 

pek kediye benzemedi ama olsun :) 

daha polar kumaştan dikilmeyi bekleyen oyuncaklarım var sırada..bakalım onlar nasıl olacak..

nasıl olmuş sizce??