Köfte Yağmuru


bu ara nahoş durumlar yaşadığımdan,canım sevgili bana,hem hastayım hemde eğleneyim diye KÖFTE YAĞMURU filminin dvd'sini getirmiş..yemek akabinde hemen izlemeye koyulduk,tek kelimeyle harikaydı diyebilirim,birçok animasyon film izledim ama bu başkaydı..çocuklarınıza izletmelisizniz,yada çocuğunuz yoksa bile mutlaka izleyin,hem hoş zaman geçirmiş hemde animasyon filmler sadece çocuklar için yapılıyorlar düşüncesini aklınızdan çıkarmış olacaksınız..

filmin konusunu kısaca özetliyeyim:Flint ailesiyle Sardalya'sıyla ünlü küçük bir kasabada yaşamaktadır,çeşitli deneyler yapmakta ve birgün bilim adamı olmayı hayal etmektedir,zaman içinde annesini kaybedip icatlar yapmaya devam eder,birgün su'dan yiyecek yapabileği bir alet geliştirir,bir dizi aksilik sonucu bu alet stratosfere ulaşır,ve yavaş yavaş gökten çeşitli yiyecekler yağmaya başlar,herkes Flint'ten farklı yiyecekler yağdırmasını ister,ama ne varki porsiyonlar gittikçe büyümeye başlar,babası Flint'i uyarmaya çalışır fakat olabilecekler için artık çok geçtir,sonunda bütün dünyayı etkisi altına alan yiyecek yağmuları başlar,Flint'e kalan arkadaşlarıyla birlikte yiyecek bulutuna gidip onu durdurmaktır..

devamını görmek için izlemelisiniz bence..film AMERİKAN yemek kültürüne ve sınırsız yemek tüketimine ince göndermelerde yapmıyor değil,büyükler mutlaka izlemeli :)

Cumartesi Gezisi

eşim bu haftasonu çalışmadığı için ne yapsak diye düşündük bütün hafta..adalar dedik olmadı,ağva dedik olmadı,madem öyle İSTANBUL içinde bişiler olsun dedik,geçen hafta Bostancı sahilini baştan başa yürüyüp Maltepe'ye varınca,bu kez başka bi güzergah olsun bari diyerekten Fenerbahçe dedik vazgeçtik,sonra Moda dedik ki çok severim,o niyetle evden çıktık,otobüste Sarıyer'ede vardı sohbet Boğaz turunada..bi karar bi halde otobüsten inip sonunda BEŞİKTAŞ-ORTAKÖY hattına yollandık,tabi bu arada vapurdaki BEŞİKTAŞ'lıları görüp maça gitmeyede yeltenmedik değil ama bilet bulamadık :D


BEŞİKTAŞ'tan yürüyerek ORTAKÖY'e varıp,hemen meşhur ORTAKÖY KUMPİRİ'ni tattık,hatta öyle acıkmış öyle gözümüz dönmüş ki resim bile çekemedik :D  ama sonrasında Boğaz'a nazır resimler çekmesek olmazdı,pazardı oydu buydu deyip saatlerce oyalanıp,soğuktan donup kapmış olduğum şifayı dahada katmerlemem neticesinde,MADO'da kahveler ve CEVİZLİ ISLAK KEK eşliğinde sohbet eder bulduk kendimizi,kalabalıktan ettiğimiz sohbetten de pek bişi anlamadık ama,hem ısınmış hemde harika lezzetler tatmış olduk,MADO ürünlerini çok severim genelde,ama bu keki denemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim,kenarından yedikten sonra aklıma geldi resimlemek :D onuda ekledim resimler arasına..buarada eşim çok çikolatalı nası yedin bunu içim yandı diye fikir beyan etti ama bu bünye kansızlıktan muzdarip,üstüne bi de ilaçlar neticesinde baya obur,hapur hupur götürdüm tabi :)


nihayetinde yine ORTAKÖY'den tabana kuvvet BEŞİKTAŞ'a attık kendimizi..malum ORTAKÖY trafiği berbat..BEŞİKTAŞ maç dolayısıyla ana-baba günü,her yer SİYAH-BEYAZ,e tabi bende bi BEŞİKTAŞ'lı olarak güne uygun giyinmişim,çok istedim maça gitmek ama olmadı,etraftaki cümbüşü,neşeyi izlemeye durdum,sonrasında eşimin ailesini ziyaret edip maçı orda izleyerek güne son noktayı koymuştuk ki maç bitmeden evimize dönelim diyerekten yeniden hareketlendik,son vapura yetişip yine çılgın taraftar grubuyla kendimizi KADIKÖY'e ordanda bi aile ziyareti daha yapıp(ablamla aynı sitede oturuyoruz,ona uğramamak olmaz,hastamız varda) en nihayetinde eve ulaştık :) tabi bu arada ben şifayı bolca kaptım grip nezle karışımı bişeyler akabinde bu güzel günümü sizlerle paylaşayım istedim..keşke her hafta sonu böyle olsaaaa..herkese ailesiyle güzel günler diliyorum..






ps:resimlerde bende olabilirim,gözlerimden korkmayın,hastalıktan bitmişler ama ben çok enerjiktim :D



Eyvah Eyvah



bu bikaç günün son akşamı dedik sinemaya gidelim,uzun zamandır  vizyonda olan ama anca fırsat bulabilince gidilebilen ve yine moral olsun diye annem tarafından seçilen EYVAH EYVAH'a gittik..bikaç telefon görüşmesi akabinde zor  da olsa yer bulabildik ama 2.sıradan :D meğerse öğrenci kenti olan EDİRNE'de yapacak bişiyi olmayanlar kendini sinemaya atıyormuş,bu kardeşimin sözü :) film başlamadan gördüğüm insan sayısıda bunu bana ispat etmiş oldu..neyse..


kalabalığın arasından zor bela geçip,tonlarca patlamış mısır kokusu üzerimize sinmiş halde salona ulaştık..tahmin edileceği üzere 4 veya 5.haftasında olan filme küçük salon verilmiş,bide en önde sayılırız,nası izlicez diye afakanlar bastı o anda beni..salon küçük olmasından dolayı kısa sürede doldu,tek artısı İSTANBUL'da görmediğim şekilde büyük ve rahat koltuklarıydı..onun dışında film 4-5 kez takıldı ve sahneler geri aktı..ve hayatımda gördüğüm en büyük piksel hatası sayılabilecek boydan boya sarı çizgi film boyunca var olup filmin içine etti..bu arada 2.sıradan izlemek o kadarda kötü değilmiş :D


zaten güzel EDİRNE'mde 2 tane sinema varmış yanılmıyorsam..biri çarşıda biride bizim gittiğimiz KİPA CİNEMARİNE..diğer salonları nasıl bilmiyorum ama 4.numaralı salonda film izlemek mi bi daha tövbe..halbuki bu kadar çok öğrencinin bulunduğu bi yerde neden daha fazla sosyal aktivite alanı olmaz anlamıyorum..işallah kısa zaman içinde bu eksikliği giderecek kişiler çıkar ortaya..çıkmıyorsada mevcut olanı iyileştirsinler bari..birde 21.30 başlayan film akabinde 23.30 da bitti,alışveriş merkezi kapanmış,yönlendiren kimse yok,gece karanlığında insanlar ordan oraya sürüklendiler eğlenelim derken..bu da hiç hoş değil bence..ya o saatte  bi eleman görevlendireceksin yada o saate film vermiyeceksin,sevgili alışveriş merkezi sende duy sesimi...







neyse gelelim filme..ATA DEMİRER sevdiğim bi komedyendir..nedense tanıdığım biriymişcesine yakın bulurum kendisini..film başlangıcı süperdi,diyaloglarda ama eksik bişeyler var gibi geldi bana,mesela neden HÜSEYİN BADEM(ATA DEMİRER) şiveli konuşurken dedesi  ve anne annesi onun şivesinden uzaktılar..sonra bazı sahneler neden kopuk gibi alakasızdı birbiriyle anlamadım..bir de film bittiğinde pek bitmiş gibi değildi,devamı gelecek gibi geldi bana..


konusundan çok fazla bahsetmek istemedim,çoğu kişi izlemiştir yada okumuştur kanımca..eğlenceli bi film olduğunu söyleyebiliriz genel olarak,eğer hala gidip izlemediyseniz hoş vakit geçirmek için gidin derim..olumsuz olarak söylediklerim devede kulak kalıyor belirteyim..


filmle ilgili bilgilere,görüntülere ve resimlere burdan ulaşabilirsiniz..eyvah eyvah..

Hıfzı Topuz-Abdülmecit

kitap okumayı çok seviyorum bir de tarihi..en son okuduğum kitap tarihten bi alıntı,padişahlarında esasında insan olduğu ve koskoca 600 yıllık imparatorluğun nasıl yıkıldığını gözler önüne seren bir eser..sadece isminden etkilenip aldığım eser iyi ki almışım dedirtti bana..ayrıca bu okuduğum ilk HIFZI TOPUZ kitabı..en kısa zamanda diğerlerinide okumalı..





 

sahi bu arada siz en son hangi kitabı okudunuz?? 

Doğumgünümm

dün benim doğumgünümdü..ama epey yoğun bi gün olduğu için yazamadım,bir de blogger'la sorun yaşamaktayım,giriş yapamadım..iyi dilekleri için teşşekür ederim herkese..yorumları onaylayamıyorum sanırım,sonra artık..


doğumgünümde kar yağmadı,ama yazdan kalma bir günde,bol koşuşturmalı,kalabalık ve çokça eğlenceli,bi sürü hediyeli bigündü..resimlerim ablamın fotoğraf makinasında daha sonra ekliyeceğim,hem o zamana kadar belki blogger barışır benle :D




 birde emin olamadığım bir süprizim vardı ki artık eminim..içimde oluşan 8 haftalık minik kalp bana doğumgünlerinin en özeli ve en güzel süprizi oldu..merakla ve heycanla onu beklemekteyim..


ailem,dostlarım,minik meleğim iyiki varsınız hayatımda...



Yeni Yıla Dair

her ne kadar süper bi yılbaşı geçirmesemde yinede güzel sayılır,ki yeniyıldan önceki TAKSİM macerası var ki hala aklımda..




bu yıl süprizlerle geliyor sanki,hayatımızda bi takım şeyler öyle yerine oturdu ki,2,5 yılda beklenen bi anda gerçekleşiverdi,üzerimizden büyük bir yük kalktı,gitti... bir de bir süpriz var ki daha kimseler bilmiyor,minicik bi süpriz paylaşılacağı günü bekliyor,ayaklarımızı yerden kesiyor,ama kesinleşmeden kimseye,kendime bile bişi demiycem.. :)



bir de doğumgünümden önce KAR yağdı ya,ölsemde gam yemem artık :) bi kış çocuğu olarak hep doğumgünümde KAR olmalı gibi hissediyorum nedense,sabah uyandığımda bembeyazdı heryer,çok mutlu oldum uykusuzluğuma rağmen :) umarım 4 gün içinde heryer lapa lapa KAR dolar..bende HER YERDE KAR VAR diye çığırırım doğumgünümde..e bide annem geliyor EDİRNE'den,1 ocak onun doğumgünüydü ama ikimizinkini birleştirip süpriz niyetindeyim,bakalım neler göstercek önümüzdeki günler..

Mutlu Yıllar..2010



esasında noel yada christmas denilen şeye inanmasamda,sadece aileyle geçirilen güzel zamanlar olarak görüyorum ben bu olayı,birde herşeye rağmen insanın içi umut doluyor yeni bir yıla başlarken e bu bakımdan da kutlamaya değer :)
yarın günüm birtakım hazırlıklarla geçeciğinden şimdiden yazmak istedim yeni yıla dair.. 






bir yılı daha ardımızda bırakıyoruz iyisiyle kötüsüyle..herkesin bu yılından dahada güzel bir yıl olmasını diliyorum 2010'un....sevgiler,mutluluklar,güzellikler dolsun dünyamız,savaşlar,afetler,yoksulluk ve kötülükler son bulsun..


ailem ve sevdiklerimle dolu dolu,mutlu,huzurlu ve sağlıklı bir yıl temennim var kendim içinde..


herkese iyi yıllar...kutlu,mutlu,huzur dolu..

Hediye Fuarı..

Bu h.sonu daha öncede bahsettiğim gibi eşimle hediye fuarına gitmeye karar verdik,o cumartesi çalıştığından ve fuara olan mekana 5dk uzak olmasından dolayı ben tek başıma yollara düştüm..malum anadolu yakasından HARBİYE'ye gitmek uzun sürüyor biraz :) 


Neyse az gittim git uz gittim,sonunda kendimi karşıya atttım..bu kezde karnım acıktı,yemeğimide yedim,5dk 'lık yürüyüşten sonra fuar mekanına ulaştım..daha önce bu fuara giden biri olarak sonuç benim için fiyasko oldu,yeniyıla girerken alınabilecek hiçbişey görmedim ve toplam 2 katı 10dk içinde gezip bitirdim,resim çekememekde cabası oldu..kısacası gidemeyenler varsa birşey kaybetmediler.. :)




akabinde bu bünye dururmu,o zaman TAKSİM'de gezelim dedim,İSTİKLAL'i baştan başa geçip kahve ve cheese kek molası verdik,ÇİÇEK PASAJI.'na uğradık,sokakta müzik yapan kişileri izledik-dinledik(ki bunlar içinde kemençeyle FİKRİMİN İNCE GÜLÜ şarkısını çalan kişiyi tek geçerim,zira kendisi sayesinde gözlerim dolu dolu eskilere gittim,özlem doldu içim,sonra eşimin elini sıkıca tuttum,gel bi horon isteyelim dedim,malum bendede az biraz lazlık var,ondada bol bol..)orası burası derken BEYOĞLU ÇİKOLATALARI,sonrasındada eski FRANSIZ şimdiki CEZAYİR SOKAĞI'nı turladık,ama kalabalık pek bi gerdi bizi,malum ANADOLU YAKASIN'DA sakin bi yerlerin insanıyız..yağmur altında el ele TOPHANE'ye indik,eşim nargile içti ben bol bol çerez yedim,çay içtim,sigaradan ve türevlerinden pek hazzetmem vesselam,ortam çok sıcak ve çok güzeldi,saatlerce oturup sohbet ettik,sonra yağmur altında biraz daha yürüyüp,taksiye ordanda KADIKÖY vapuruna,nihayet otobüse ve evimize ulaştık..pestil gibi sağa sola düştük ama pek bi eğlendik,son zamanda yaşadığımız en güzel h.sonuydu..fuarda neymiş ben bi güne neler sığdırmışım dedim uyurken :)


buarada devamıda var ama o da bi dahaki yazıda olsun..pazar günümüzde güzeldi..organizasyon yeteğenimden ötürü kendimi takdir ettim :)


ps:fotoğraf makinem akşam pek güzel çekmedi,olduğu kadarını sizlerle paylaşıyorum..


















Fotoğraf Denemesi-1


Kısa Denemeler..

gül dokurdu gözlerin,şizofren ruhumun derinliklerine işlerdi yavasca..

gül dokurdu gözlerin..

karalara bürünmüş bir ölüm sessizliğinin MAH-I gibi aydınlatırdı minik dünyamı..

yasanır kılardı belkide..

***************************

kanayan aynalarda yüzüm..

çok soluk ve eski

ve benden öyle uzakki…

********************************

daragcında bir cesedim yavasca salınan

yasıyorum sanıpta

her günü yaglı urganda son bulan..

*************************************

seni sevmek nefes almak gibi

asla vazgeçilemicek

bu her nefeste seni solumak

hasretinle seviştirmek duyguları

sonra gözleri yatırıp uzaklara

sevinçle beklemek gelecegin günü..

***************************************

karanlıklar aynasının örtünmüş siyahıdı gözlerin

gül dokurdu yavasca

ruhumun sen tarafına

hüzünler melodisinin lirik dramını anlatırdı

bi bebek masumlugunda bana..

*********************************************

seni sevmenin bu kadar güzel,bu kadar acı,

bu kadar ümitli,bu kadar ümitsiz..

bu kadar-ne olursa olsun-olacagını bilseydim..

yine seni severdim..

ruhumun ve benliğimin eşsiz sahibi..

*******************************************

geceleri beni aydınlatan kırmızı bi mumun yansımasıydı suretin

ve eriyip düserke her bir parcası yüreğimin topraklarına..

bedenime iz bırakıyordu göz yaslarının tuzu..

hiç bitmicek kadar sevilmiştin sen..

oysaki bitmiştin..

ama öyle sevilmiştin..